12 Ocak 2025 AY DÜĞÜMLERİ BURÇ DEĞİŞTİRİYOR. Başak Burcundan Balık Burcuna Yolumuz, Yolcuculuğumuz…

Kuzey Ay Düğümü Balık Burcunda- Astrolog Hülya DEĞER

Ay Düğümleri astrolojik haritalarımızda yer alan sanal iki noktadır. Biri kuzeyde, diğeri güneyde ve birbirlerine 180 derecelik bir açı ile yerleşirler. Teknik olarak Güneş ve Ay’ın yörüngelerinin kesişme noktalarıdır, birer gök cismi değildirler ama astrolojik yorumlarda çok ama çok önemli kadersel temaları anlatırlar.

Bulundukları yaşam alanı, içinde yer aldıkları burç ve haritadaki gezegenler ile yaptıkları açılar bizlere bu yaşamda neleri başaracağımızı, ne amaçla bu yaşam planında olduğumuzu, kaderimize giden süreçte hangi özelliklerimizin bize yardım edeceğini, hangi donanımları bu yaşamda geliştirmemiz gerektiğini, yaşamın hangi alanında bizlerin önüne ne tip karmik engeller çıkabileceğini ve bu engeller ile mücadele kapasitemizi, nihayetinde ise yaşam amacımızın ne kadarını gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğimizi  anlatan işaret fişekleri gibidirler.

Bir de gökyüzünde geçiş yapan düğümler var ki bunlar da kolektif anlamda insanlık alemi olarak yaşadığımız süreç içerisinde toplumsal, kültürel, siyasi, sosyolojik olarak yaşanan tüm olayların geri planındaki evrensel mesajların, kadersel motiflerin arka planını veriyor. Ve bu geçiş elbette ki kendi doğum haritamızla bağlantılı incelenerek ruhsal gelişim imkanlarımızın nelere olabileceğini anlayacağımız bir süreç oluyor.

Astrolojik olarak Kuzey Ay Düğümü ruhumuzun ne yöne evrilmesi gerektiğini, gelişim imkanımızı, nasıl bir enerjiye talip olup- seçip geldiğimizi anlatır ezel planında. Güney Ay Düğümü ise bu yaşama gelirken getirdiğimiz karmik yüklerimiz, kökleşmiş alışkanlıklarımız, bize en aşina gelen davranış ve düşünce kalıplarımızın ifadesidir.  

Kuzey Ay Düğümü 2023 yılı Temmuz ayından itibaren KOÇ burcundan geçmeye başlamıştı ve 12 Ocak 2025 de dek de devam edecek bu geçiş. Odak noktamız güçlü bir GÜÇLÜ BİR BENLİK DUYGUSU geliştirmek, LİDERLİK becerilerimizi yükseltmek, CESUR ve BAĞIMISIZ, SPONTANE hareket edebilme yeteneklerimiz üzerineydi. Bu konuda yazdığım daha önceki makalemi şu linkten okuyabilirsiniz : https://wordpress.com/post/astrolojininrehberligi.com/21196

Kısa bir süre sonra  Kuzey Düğümü BALIK burcuna geçecek. 12 Ocak 2025’te Balık burcuna geçecek olan Kuzey Ay Düğümü önemli bir paradigma kaymasını da anlatıyor olacak çünkü; KOÇ burcunda yaklaşık 1,5 yıldır bireysel özelliklerini daha fazla öne sür, önce sen, cesaret et ve kendin için bir şeyler yap diyen KOÇ yerleşiminin aksine; BALIK burcunda sadece sen yoksun, bak hepimiz birbirimize görünmez ipliklerle bağlıyız, kendin için istediğini başkaları içinde istemelisin diyor. Zodyağın son burcu BALIK ama ilk burcu KOÇ. Balık burcu,  mevcut tüm sınırların çözülmesini, bireyin kolektifle birleşmesini ve teker teker her BİR’imizin aslında aynı kaynaktan çıkan ve o kaynağa dönecek olan BİZ olduğumuzu anlatacak; bireyselliğini öne sür diyen KOÇ burcu Kuzey Ay düğümünün aksine.

Koç burcundan Balık burcuna geçiş, bireysel hayatlarımızda kıyasıya verdiğimiz mücadeleleri ve kişisel hırslar ve kavgalar için artık kendimize daha fazla yüklenmememiz gerektiğini ve derin bir ruhsal anlayış, olayların ardındaki evrensel neden sonuç mekanizmalarını kavrayış, çok yoğun bir şekilde şifa ve teslimiyet dönemine gireceğimizi gösteriyor.  Kolektif anlamda da , “önce ben” “ ama bana ne olacak?” zihniyetinden sıyrılıp, “Biz aynı bütünün parçalarıyız” “sen iyi olursan, ben de iyi olurum” bakış açısına geçiyoruz.

Bu geçişle beraber her şeyi kontrol etmeye odaklı, kusur arayan ve aradığını da bulmakta mahir, olanı olduğu gibi kabul edemeyen ve kendi istediği gibi olsun isteyen, kaos ve karmaşanın eşlik ettiği belirsizlikten ölesiye korkan yanımıza da çeki düzen vermemiz gerekecek. Elbette bu özelliklerimizi keşfettikçe de sonuçları ve tüm süreçleri kontrol etme konusunda ego merkezli ihtiyaçlarımızı bırakıp; Evrene- Allah’a-Yaratıcı akla- İlahi Sisteme (adına ne derseniz deyin) güvenmeyi öğreneceğiz. Kendi planlarımız ile bizi Yaratanın bizim için planları arasındaki farkı ve elbette o muazzam aklın tasavvurları ile bizlerin dar ve kıt bakış açısı arasındaki farkı göreceğiz ve eğer bu farkın derin anlamını kavrarsak da sürecin sonunda diyeceğiz ki “Allah’ım iyi ki senin dediğin olmuş! “Beni bana bırakmadığın için teşekkürler!” ya da “

BALIK BURCUNDAKİ KUZEY DÜĞÜM BİZDEN HANGİ ÖZELLİKLERİ GELİŞTİRMEMİZ GEREKTİĞİNİ SÖYLÜYOR?

Önümüzdeki 1,5 yıllık süreçte şevkati, merhameti, empati ve başka insanlara da duyarlı olmayı daha fazla öğrenmemiz gerekecek zira hayatın sadece bizim etrafımızda dönmemesi gerektiğini anlamış olmalıyız. Tesadüfen ve başı boş bir şekilde bu yaşamda bulunmadığımıza ve kısıtlı bir süre için bu bedende misafirliğimiz devam ettiğine göre; hayat şimdi diyor ki düşün (Merkür) ama sadece aklınla düşünme, sezgilerini de devreye sok (bu da Neptün) Parça parça her şeyi anlayabilirsin (Merkür) ama tüm bu parçaları birleştirmeyi başarabilirsen tıpkı bir puzzle gibi, evrensel yasaları kavrayabilirsin, bu da sana daha anlamlı bir yaşamın kapılarını açarken, bazen hissettiğin hayatın saçmalığını, boş olduğu duygusunu aşmana yardım edecek. Kendimizi ve başkalarını olduğu gibi kabul etmek, ilahi düzenin akışına güven duymak, elimizden geleni sonuna kadar yaptıktan sonra, yapamadıklarımızı ise ilahi düzenin akışına bırakmak, tevekkül halini etkili bir biçimde geliştirmeye çalışmak bu sürecin bizden istedikleri olacak.

Belirsiz gördüğümüz şeylerde bile belli bir sıralama; nedensellik gibi faktörleri ; kaotik ve karmaşık bulduklarımızda bile bir düzen olduğunu fark ettirecek deneyimler yaşayabiliriz. Ama bunu fark etmemiz için dış dünyanın kakofonisinden azıcık uzaklaşmak ve zihnimizin içinde hiç susmayan “bay/bayan mükemmeliyetçinin “ de sesini kısmak gerekecek. Zihni sakinleştirmenin birçok yolu var elbette ama bu süreçte mindfulness, yoga, inziva çalışmaları, spritüel gelişim adına alınacak eğitimler, tefekkür çalışmaları bir çoğumuzun yöneleceği alanlar olabilir. Spritüel anlamda da büyümemiz gereken, olgunlaşmamız gereken bu süreç eminim aramızdan pek çok kişinin kendi kişisel farkındalık yolcuğunda uykudan uyanma zamanı olarak geçecek.

Ay düğümlerindeki burç değişiminin en önemli etkilerinden biri, sanırım bireysel hayatlarımızda gerçekten neyin önemli olduğunu yeniden değerlendirmek zorunluluğu olacaktır. Geçtiğimiz 1,5 yıllık süreçte Koç’un bireysel başarı ve kazanıma odaklı , savaşçı doğasından  Balık burcunun ruhsal tatmine, BİZ duygusuna vurgu yapmaya doğu ilerlemesi, kendi küçük dünyamızdan bizleri çıkartarak, evrensel sistemin tüm bileşenlerini anlamaya başlayacağımız Hakikatin kapılarını aralama, mistisizm, ruhsallık gibi konulara yönelme şeklinde olabilir.

Başak Burcundaki GÜNEY Düğüm Nasıl Tuzaklar Barındırıyor?

Merkür tarafından yönetilen Güney Ay Düğümü endişeleri, kaygıları ve de bunların düzeyini ne kadar artarsa o kadar da çevreyi, şartları, insanları kontrol etme isteğini arttıracak. Her şeyi düzeltme, hiçbir şeyi beğenmeme, herkese kusur arayan gözlerle bakma, olanı olduğu gibi kabul edemeyip, kendi zihnindeki tasavvura uydurma, aşırı mükemmeliyetçiliğin verdiği hata yapma korkusu yüzünden kendi kendini sabote ederek, hayata kıyısından kösesinden katılma ilk alıma gelen tuzaklar. Herşeyi akıl ve mantık çerçevesinde ele alarak sezgileri, duyguları dikkate almaksızın yapılan tercihler sanırım sonucuna katlatmakta zorlanabileceğimiz hatalara neden olacak.

İyiyi kötüden; doğruyu yanlıştan en iyi ayıran burç Başak’tır çünkü 2 kere Merkür yönetiminde. Ve fakat kendi çıkarı için “ bu iyi- bu kötü ¸bu bana fayda sağlar ama bu çöp “ diyerek, insanları cinsiyet, yaş, inanç, ekonomik konumları vb. nedeni ile ayrıştırıp, sınıflandıranlar bence iki kere düşünsün zira bu süreç “herkesin ve her şeyin bir sahibi, bir koruyanı- kollayanı olduğunu” da gösterecek dersler verecek bizler.

Hatalara olan tahammül düzeyimiz bu süreçte daha azalabilir dikkat edilmeli, herkesin kendine göre bir kavrayışı ve bunun hızı olduğunu akılda tutmak gerek.

Bu süreç ayrıca fiziksel olarak sağlıklı olmak istiyorsak önce zihinsel ve ruhsal olarak sağlıklı olmamızı isteyecek bizlerden. Ruh- beden- zihin üçlüsüne de iyi bakmalıyız ki bedenimiz bu yaşamda ruhumuzun taşıyıcılığını iyi yapabilsin ; ruhumuz bu yaşamda neden olduğumuzun ilhamını kalbimize fısıldayabilsin, zihnimiz ise bizi yaratan üst akla olan bağımızı kurarak ilahi planın neden- sonuç ilişkisini çözsün 😊  

BU GEÇİŞ EN ÇOK KİMLERİ ETKİLEYECEK ?

Eğer doğum tarihleriniz

  • 26 Temmuz 1950 – 28 Mart 1952
  • 19 Nisan 1969 – 2 Kasım 1970
  • 2 Aralık 1987 – 22 Mayıs 1989
  • 22 Haziran 2006 – 18 Aralık 2007

Aralığında ise sizin doğum haritanızda da Ay düğümleri tıpkı gökyüzündeki Ay düğümlerinin ilerleyeceği burçta demektir yani Kuzey Düğüm Balık- Güney Düğüm Başak burcunda. Yani ne olacak dediğinizi duyuyor gibiyim 😊 Olacağı şu; bu sizler adına 18,5 yıllık bir döngünün kapanması ve yeni bir döngünün başlaması için açılan kapılar, verilen yeni kararlar, önceliklerinizin değişmesi, beklentilerinizde olan farklılıklar öne çıkacak. Hayat; tam da seçip geldiğiniz kader planınızın benzer temalarını aktifleştirirken; her ne için bu yaşamda bulunuyor iseniz onların yaşanma olasılığını yükselecek deneyimler sunacak sizlere.

  • 24 Mayıs 1941 – 21 Kasım 1942
  • 15 Aralık 1959 – 10 Haziran 1961
  • 5 Temmuz 1978 – 5 Ocak 1980
  • 25 Ocak 1997 – 20 Ekim 1998
  • 12 Kasım 2015 – 9 Mayıs 2017

Tarihleri arasında doğmuşsanız eğer; gökyüzündeki düğümler ile sizin doğum haritanızdaki düğümler birbiri ile zıt burçlarda olacak. Kuzey Ay Düğümü BAŞAK insanları olarak; MERKÜR’e talip olup gelmiş insanlar olarak bu süreçte vermeniz gereken çok önemli kararlar eşiğindesiniz. En iyi bildiğiniz ve çok kolaylıkla yaptığınız şeyleri bu süreçte sanki yapamıyormuşsunuz gibi hissedebilirsiniz. Hayat adeta arkanızdan iterek sizi bir kapının önünde seçim yapman için bırakabilir. Hayatının kavşak noktalarından birindesiniz şüphesiz ve daha fazla kararlığına, inanca ve akla ihtiyacınız olacak ! Çünkü gökyüzünün bu geçişi geride bırakman gereken şeyleri bir bir inatla önüne koyarken; devam etmelisin dercesine de seni motive edecek.

AY DÜĞÜMLERİ GEÇİŞİNİN ÖNE ÇIKAN TARİHLERİ


Gökyüzündeki geçişin, natal harita üzzerindeki izdüşümü şüphesiz önemli bireysel olarak. Bu geçiş ayrıca kolektif alanda da önemli bir gelişim sürecini anlatacak. Kuzey Düğüm bize yeni fırsatlar sunarken; Güney düğüm geçmiş alışkanlıklarımızla vedalaşma sürecinin geldiğini anlşatacak, elbette bunlar bulundukları burçların temalarında olacak.

Transit düğümlerin ve anlattıklarının en çok destekleneceği ve gelişim adına en çok katkı sağlayan dönem şüphesiz Kuzey Ay Düğümünün Yöneticisi olan JÜPİTER’in yüceldiği ve dolayısı ile doğasının en iyicil özelliklerini ortaya koyacağı YENGEÇ burcu geçişi ile birlikte düğümlerle kuracağı olumlu bağlantı olacak.

3 Eylül 2025 de YENGEÇ burcunun 18.derecesinden JÜPİTER Kuzey Ay Düğümü ile Üçgen; Güney Ay düğümü ile sekstil açı kuracak. Bu bilgelik, gelişim ve fırsatlar elde edebilmek anlamına gelse de her tür soruna çözüm üretebilmek adına destekleyici bir süreç olacaktır.

Ay düğümleri ile sert açı kuran gezegenler gelişim adına bir tür tuzak enerjisi barındırırlar. A noktasından B noktasına yol alırken sanki biri sizi tam yolun ortasında kolunuzdan tutmuş, sağa sola çekiştiriyor gibi düşünebilirsiniz bunu. Bu anlamda özellikle kötücüllerin sert açılarına bakmak istedim.

24 Kasım 2025 de Mars YAY burcundan geçişi sırasında, bu burcun 14. Derecesine ulaştığında düğüm aksını kareleyecek yani onu gerilimli bir hale getirecek. Tartışmalar, öfke, saldırganlık, din- inanç ve ideolojik çatışmalar nedeni ile insanların kutuplara ayrılması, düşüncesizce hareketler sorunların ana kaynağı olacak. İstikrar ve düzen sağlamak zorlaşacak.

Şüphesiz bu konuda daha yazılacak çok şey, anlatacak daha da derin konular var ama şimdilik bu kadarı sanırım yeterli. Uzun yazılarımın okunma olasılığının az olabileceğini iletti geçenlerde bir arkadaşım. Haklı olabilir belki günümüzün hızlı yaşan, çabuk tüketen, vakti her zaman az olan insanlarını düşündüğümde. Ve fakat yazarken düşünen, okuyanların yerine de kendimi koyarak yazan biri oldum hep. Uzun yazılardan sıkılan da olabilir ama bir o kadar okuyan ve okudukça üzerinde düşünen, tekrar okuyan, sıkılmayan da bir grup var biliyorum 😊 Taktir sizin ve bu konudaki yorumlarınızı da açıkçası merak ediyorum, benimle paylaşırsanız sevinirim.

Bu sürecin mottosunu da kısaca şuraya iliştirmek isterim ;

Ruh zihinden farklı olarak düşünmez, akıl yürütmez. O hisseder ve bilir, bu yüzden de daha az yanılır.”

Son olarak; düğümlerin bu geçişi, beraberinde 2025 yılında yaşanacak majör gezegen geçişleri sizi, yaşamınızı nasıl etkiliyor, bu süreci ve getirilerini, artılarını- eksilerini merak ediyorsanız aşağıdaki formu doldurarak bana ulaşabilirsiniz.

Sevgi ve ışıkla, gökyüzü rehberimiz olsun.

Astrolog Hülya DEĞER

06.01.2025, İstanbul

SİZİNLE İLETİŞİM KURMAK İSTİYORUM :

Geri dön

Mesajınız gönderildi

Uyarı
Uyarı
Uyarı
Uyarı!

Yorum bırakın