
20 Kasım 2025 Perşembe günü sabah saatlerinde Akrep burcunun son derecelerinde bir Yeniay oluşacak gökyüzünde. Ay ve Güneş’in iç içe geçmesine, kaynaşmasına gerileyen Merkür de katılırken; her üçünün tam karşısındaki Uranüs “hepiniz dağılın bakalım “dercesine tam karşıtlık enerjisi ile bağlanıyor.
Yeniay haritasının yükseleninde Yay burcu var. Heves ve heyecan, limitleri aşma isteği, büyüme ve gelişme isteği motivasyon kaynağı olurken, yükseleni yöneten Jüpiter’in Yeniay derecesi ile, Satürn ve Neptün kavuşumu ile akıcı bir üçgen bağlantısı var. Gökyüzünde tam 5 gezegen gerileme halinde. Yani aslında bu yeniayın gündemi, bugünün konusu değil.
Çok değil biraz daha geriye gidebilirsiniz konu başlığınızı almak adına! Merkür şu anki derecesinin üzerinden Ekim’in son haftasında geçti örneğin. O zaman da Merkür ve Satürn hatta Jüpiter arasında akıcı bir üçgen açı vardır. Hatta Akrep burcundaki Mars da Merkür ile birleşerek büyük su üçgenin bir parçasını oluşturmuştu. Ne kararlar almıştınız düşünün? Ne satın almıştınız? Hangi aksaklığı fark etmiş, hangi işin içinde bir bit yeniği var diye daha yakından bakıp yeni kararlar almıştınız? Ne yapmaya ya da yapmamaya, neyi başlatmaya veya bitirmeye karar verip uygulamaya geçirmiştiniz? Kiminle kavga edip kiminle ayrılmanın en doğrusu olduğunu düşünmüştünüz ? Hangi işin içinde bi yeniği olduğunu sezip yol yakınken dönmüştünüz? Uzun zamandır veremediğiniz hangi kararı vermek için aksiyon almıştınız? Hangi önemli gördüğünüz fikrinizi somutlaştırmıştınız? Hangi hayalinizi, tasarınızı hayata geçirmeye çalıştınız? Hatırladınız mı? Hah şimdi işte bu süreçteki konular Akrep burcunun 28. Derecesindeki bu yeniay ile tekrar gündeme gelebilir.
Ancak bu defa bir önceki süreçten farklı olarak URANÜS adeta uyandırma servisi gibi çalışacak. O dönem İkizler burunun ilk deresinden geriliyordu ve exact karşıtlık yapmıyordu. Şimdi durum farklı 29 dereceden Boğa burcuna geri dönmüş durumda. Ani, şok edici, beklenmedik, heyecan yaratan, sürpriz bir şekilde yapılan plan ve programların, alınan kararların, başlatılan işlerin bir anda yön değiştirmesi mümkün olabilir. Alacağınız bir haber tüm süreci bir anda bambaşka bir yöne götürebilir. Anlaştığınız kişiler bir anda fikirlerini değiştirebilir tam tersini söyleyebilir örneğin. Planlarda ani yön değişimleri olabilir. “Yanlış anlamışım aslında o iş öyle değildi “diyerek yan çizenler olabilir. Sakin sakin giden ya da gittiğini düşündüğünüz süreçler aniden bozulabilir,bambaşka süreçlere evrilebilir. Bi sürü yalan yanlış, uyduruk kıytırık haberler dolaşıma girerken, siz hangisi doğru hangisi yalan bilmekte zorlanabilirsiniz.
Kocaman bir su üçgeni var Yeniay haritasında ve Uranüs bağlantısı bunu bir uçurtma kalıbına çevirmiş durumda. Bu uçurtmanın uçacağını ya da yere çakılıp kalacağını belirleyen gezegen ise 7 yıldır bulunduğu burçta misafir olan ve misafirliğinin bitmesine de sayılı günler kalan Boğa burcundaki Uranüs. Bu arada o da retro 😊 Geriye dönüp son bir bombasını da patlatmaya kararlı giderayak. Uçurtma kalıbına methiyeler düzen birçok yazı okudum bu yeniayla ilgili ancak söz konusu kolektif gezegenler (Uranüs, Neptün, Plüton) olduğunda; kişisel irademizi aşan pek çok durum olur zira bunlar bizleri “kaderin üzerindeki daha büyük kaderle karşılaştıran “gezegenler olup, olan biteni, yaşananları kontrol edebilmek adına farkındalığımızın yüksek olmasını talep ederler.
Güneş kişiliğin karakterin, hedeflerin ve bilincin; Ay duyguların, içsel huzurun ve mutluluğun, zihnin; Merkür ise düşüncelerin, aklın, zekân, fikirlerin. Bak bunlar kişisel çünkü bunları belli bir düzeye kadar kontrol edebilir, akıllı ve farkındalıklı bir insansan bu noktalardaki aşırılıkları törpüleyebilir, eksiklikleri giderebilirsin ortaya irade koyarak. Ama saydığım bu 3 gezegene Uranüs’ten gelen sert açı kolektif alandan gelen bir etki. Senin dahlin olmayan ama seni de doğrudan etkileyen. Seni şaşırtan, huzursuz eden, sinirlenmeme ve paniğe kapılmana neden olan. Beklemediğin, hazır olmadığın bir anda geldiği için de elini ayağını birbirine dolayan ve alelacele bir şeyler yapmana neden olan, hızlıca halletmek istediğin konular bu yeniayda görünür ve bilinir olacak. Uçurtmanın uçup uçamayacağını bu belirleyecek. Yani Uranüs.

Eğer bu uçurtmayı uçurmak istiyorsan geçmişe bak, dön arkanda bıraktıklarına bak, sonra yaparım deyip halının altına süpürdüklerine bak. Hatalarını fark et. Düzeltebileceğin hataların ne iyi şeylere gebe olacağını fark et. Yeni süreçlere adım atma, bilmediğin konularda konuşma- söz verme, boyunu aşan yerlerde geride dur bir adım (Jüpiter üçgenleri her zaman iyi değildir!) Belki sen tamam o iş halloldu dersin ama bu yeniay o işin hallolmadığını, o aldığın kararın eksik ya da yarım olduğunu, uzun zamandır uğraşıp didinip yaptığın bir işin aslında o an görmediğin bir kusuru olabileceğini ve bunu düzeltebileceğini fark edeceksin bu yeniayda. Uçurtmayı uçuran bu farkındalık olacak işte. Yani aniden beliren bir sorun, sana aslında bu sorunu düzeltmen için de imkânını kendi içinde getirecek. Şartlarını zorlarsın belki ama yine de yaparsın. Çünkü SU üçgenleri şifalıdır, bedensel ve ruhsal temizliktir, arınmadır. İncinmeden, küsmeden, kaderin pençesinde sıkışıp kalmış gibi hissetmeden, oradan oraya sürüklenmeden (bunlar su elementinin gölgesidir) uyan lütfen ve evrenin sana verdiği bu 2. Şansı iyi kullan. Henüz vaktin var. Retro gezegenler ile dolu olan bu gökyüzünde; yakın geçmişte olan bitenler revize edilmeli, eskiden beri gelen ama bir türlü halledemediğimiz aksaklıklar düzeltilmeli, yarım kalan işler toparlanmalı, hata olmasın ve pürüz çıkmadan ilerlesin dediğiniz ne varsa bunları bir süreliğine ertelenmeli, hiç başlanmamalı. İşte bu yeniay bu mesajları yüklenerek doğacak yarın gökyüzünde.
Biliyorsunuz bir uçurtmanın uçması için havaya ihtiyaç var. HAVA elementi temsilcisi burçlar İkizler, Terazi, Kova burcudur. Bu üç burçta yerleşen gezegen sayısı sadece Kova burcundaki Plüton. Hava elementi ciddi anlamda eksik bir gökyüzü var bu yeniayda. Hava elementinin eksikliği tarafsızlığımızı ve objektifliğimizi kaybetme ihtimalini, yaptıklarımıza, söylediklerimize ya da olan bitenlere tarafsız bakmakta zorlanabileceğimizi, bağlantısızlığı ve de yeniliklere kapalı olmayı ifade eder. Yani özetle uçurtma uçsun ve su elementinin şifası, kendiliğinden akan bereketi hayatımıza girsin istiyorsak aklı, mantığı, objektifliği ve de olaylar arasında neden sonuç ilişkisini doğru kurmamız gerekiyor.
Sürecin hepimizin hayatına en olumlu şekli ile tezahür etmesini dilerim.
Astrolog Hülya Değer
19.11.2025, İstanbul
2026 yılına sayılı haftalar kala, yeni gelen yılın sizin hayatınıza neler getirebileceğini, ne gibi olasılıklara gebe olduğunu öğrenmek, astrolojinin rehberliğinden faydalanmak isterseniz benimle aşağıdaki iletişim formunu doldurarak bağlantıya geçebilirsiniz.
