
Yarın sabah saatlerinde YAY burcunun 28. Derecesinde gerçekleşecek olan yeniay 2025 yılını kapatıp, 2026 yılına adım atmaya hazırlanırken her birimizin hayatında öne çıkan olaylarda, moral ve motivasyonu kıran, hüznün eşlik ettiği, geriye dönemediğimiz ama ileriye de gidemediğimiz bir “kal” halinin gediği, içimizi sıkan, daraltan durumların sanki daha görünür olduğu, İyimser YAY enerjisine taban tabana zıt moralsizk durumları yaşanabilir. Ama lütfen çıkın o modda iseniz eğer !
Gökyüzünde oluşan her bir yeniay hayata atılmış bir tohum enerjisidir. Yay burcunda gerçekleşen yeniaylar ise şu an durduğumuz yerden çok daha uzaklara, ileriye, düşlerimize, idealize ettiklerimize, gelecekte olmak istediklerimize yöneltilmiş bir ok gibidir. Bilinen sınırların ötesine geçme isteğimiz artar, engelleyen ve sınırlayan her şey görmezden gelinebilir ki zaten heves, heyecan ve istek de ATEŞ enerjisinin yoğunluğu ile yükselmiştir. Bu yeniay tırmanmak istediğimiz zirvenin, ulaşmak istediğimiz başarının, varmayı hedeflediğimiz sonucun, aşmayı arzuladığımız engellerin enine boyuna düşünülüp, planlanmasını da zaruri kılmakta zira an haritası içinde sıkışmışlık, belirsizliklerin yarattığı karmaşa, hiçbir somut olay olmasa bile içimize gelip çöreklenmiş bir ağırlık, sıkışmışlık hissi çok olağan.
Gökyüzünde YAY burcunda ne zaman güçlü bir enerji açığa çıksa bu bir yolculuk daveti gibidir, yollara düşmemiz, gerçeği aramamız, anlamı olan ve bize yaşadığımızı hissettiren şeylerin peşine düşeriz. Astrolojik sembolizmde YAY burcu; uzak yolculukları, İkizler burcu ise kısa yolculukları anlatır. Bahsettiğim sadece fiziksel manada bir yolculuk değildir elbette. İnsanın kendi içine yaptığı yolculuk da yolculukların en uzağı değil midir? Ve tüm içsel yolculuklarda olduğu gibi ilk adım genellikle en zor olanıdır. Ancak YAY burcu söz konusu olduğunda ruhumuzun çağrısını görmezden gelemeyiz. İçimizdeki gerçeğe, kendi gerçeğimize ulaşmak isteğinin özlemi var bu yeniayda. Geçmiş olayların yankıları var elbette.

Anın gökyüzü konumuna baktığımızda ise; Akrep burcunun yükseldiğini, Yeniayın Satürn ve Neptün ile dik açısını, Uranüs ile quıncunx bağlantısını görmekteyiz.
Yeni ay maddi ve manevi değerlerin anlam bulduğu alanda doğarken, Jüpiter ise yeniayın düzenleyicisi olarak sevindiği bir evde, rahat ettiği bir burçta ve Retro. Ay ve Jüpiter arasındaki karşılıklı ağırlama olması içsel çatışmaların çözümü ve şekilde dengeye gelmesi adına olumlu olmasına olumludur ancak YAY ve YENGEÇ burçları birbiri ile kontrantisyadan çalıştıkları için; açığa sürtüşmeli, anlaşılması zor bir enerji de çıkartırlar. Yay; sınırlarını aşmak, keşfetmek, yeni maceralara atılmak ve hayatı deneyimlemek isteyen bir enerji demeti sunarken; Yengeç ise duygusal güvenliğini önemseyen, sevdiklerini ve kendisini riske atacak herhangi bir şey yapmak istemeyen, güvenli kabuğundan pek de çıkmak istemeyen bir enerjidir. Dolayısı bu karşılıklı ağırlama durumları aralarındaki bu birbiri ile zıt gibi görünen enerjiyi de uyandırmakta.
Yeniaydan hemen önce Ay ile SATÜRN dik açısı eski ve şu an için belki de geçerliliğini yitirmiş bazı sıkıntıları tekrar hatırlatabilir. Yetersizlik, güvensizlik, kötümserlik yaratması muhtemel bu bağlantının en olumlu tezahürü olgun ve kabullenici davranmak olabilir. Bir engeli aşmak, bir sıkıntıyı bertaraf etmek, önümüzdeki zor bir durumun üstesinden gelebilmek adına en çok istenilenleri bir süreliğine rafa kaldırmak, geçmişi fazla kurcalamamak yine bu iki gezegen bağlantısının olumlu yansımalarıdır bakmayın siz depresyon, olumsuz düşünce, duyguların bastırılması ve ihtiyaçların tatmin edilememesi diyenlere. Bazı durumlarda insan kendi için, kendi iyiliği ve gelişimi için, hayata olan direncini daha güçlü kılmak için SATÜRN oluveriyor kendi kendine. Yani demem o ki; Ay ve Satürn bağlantılı sert açılar yaşamdaki sorun ve sıkıntıları bize gösteren ve onları kaldırmak adına da anında büyüten, sorumluluk almaya teşvik eden, harekete geçiren bir enerjidir. Duygusal manada olgunluk hissi tam da Ay ve Satürn bağlantıları ile gelir. Bir anda büyütüverir insanı hayat, sorumluluklar ve hayatın gerçekleri…
AY ve Satürn bağlantısı devamında AY ve Uranüs arasındaki quıncunx açısıyla devam edecek. Şaşırtıcı, ani, kontrol edilmesi zor süreçler, bunların yaratması muhtemel stres ve panik bu bağlantının anlattıkları arasında. Unutkanlık, dikkatsizlik, sakarlık ve sanki bir şey olacak ya da başıma bir iş gelecek huzursuzluğu da yine bunun anlattıkları arasında. Olumsuz durumlara karşı daha çabuk moral ve motivasyon kaybı yaşanırken; pozitif düşünce sanki aniden yok olmuş gibidir.
AY en son açısını Neptün ile tamalarken gözle görmekte, bilinçli şekilde ayırt edemediğimiz ama yoğun şekilde hissettiğimiz (hani deriz ya yemin edebilirim ama ispat edemem!) durumlardan geçebiliriz. Hedef saptıran, yoldan çıkaran, netlik ayarlarını bozan ve düzensizlik- belirsizlik yaratan durumlar olasıdır. Hafızamızı karıştıran, kimin yalan kimin doğru, kimin var kimin yok, ne eksik ne fazla bilmekte zorlandığımız durumlar yaşanması olasıdır. Biri gelsin ve bu belirsiz duruma son versin beklentisi de artarken, kimsenin gelip de bizi kurtarmayacağı, kendi hayatımızın sorumluluğunu alması gerekenin yine kendimiz olacağı gerçeğini (AY-Kiron-MC üçgeni) hatırlamamızı istiyor gökyüzü. Ay ve Neptün bağlantılarında sosyal anlamda gerçek yüzünü gizleyen durumlar, insanlar daha çoğalır. Hedef saptıran ve biri diğerinin yerine geçerek kitleleri provoke eden olaylarda artış olur ve tam bir sürü psikolojisi yaşanır. Bu yüzden okuduklarımıza, duyduklarımıza, gördüklerimize daha dikkat edilmeli bu dönem. Kuzu postu giymiş kurtlardan biri denk gelmesin aman gözünüzü dört açın.
Baktığımda çok da sevimli bir yeniay değil ama morali bozmak, yüzü düşürmek de yok. 2026 çok önemli bir yıl ve bir çoğumuz ağır gezegenlerin kendi aralarında yapacakları muhteşem bağlantılara tanıklık edeceğiz. Yüzlerce yıldır tanıklık edilmeyen geçişlere tanık olacağız. Düşünmek bile insanı heyecanlandırıyor. 2026 âtıl kaldığımız, kenarda hayat akıp giderken izleyicisi olduğumuz bir yıl olmayacak. Hangi burç olursak olalım yeni bir döngüye adım atıyoruz insanlık alemi olarak. Geçen yıl fragman, fragman dediğimiz filim 2026 da artık gösterimde…
2025 acısı ile tatlısı ile geride kalırken; önümüzde yeni bir yıla sayılı günler kala, henüz yazılmamış bir sayfanın ilk satırlarını yazmak için bekliyoruz her birimiz. Kendi kişisel hikayemizle her bir sayfasını satır satır yazarken; üzüntüleri, sevinçleri, heyecanları ve kalp kırıklarını yazacağız. En çok istediklerimizi, hiç istemediklerimizi, olsun diye beklediklerimizi yazacağız. Bizden çıkacak, bize dönecek her satır. Bazen coşku eşlik edecek yazarken, bazen de gözyaşı ya da alın teri. Ve sonuna gelindiğinde o defterin, yıl biterken yani; geriye dönüp okuduğunuzda “vay be… aferin sana… elinden geleni yapmışsın” diyebilmek bence yeterli. Çok büyük zaferler kazanmamış olabiliriz o yıl ama içinden sağlam çıkmayı başardığımız en zorlu süreçler için kendimizi tebrik etmemiz şart.
Gökyüzü sert bir yeniayla 2026 yılına gireceğimizi anlatsa da yine de ben 2026 yılından umutluyum, ümitliyim. İnsanoğlu nefes almaya devam ediyorsa, bizi yaratan bile bizden umudunu kesmemişse, bi silkelenesi geliyor insanın: Bozma moralini…Düşürme yüzünü…
2026 yılı güzellikleri ile gelsin yaşamınıza ve YAY burcundaki yeniay her ne doğuracaksa 2025 yılının son dönemecinde, o doğan şey kalbinizi ısıtsın ve en zorlu zamanlarda yolunuzu da ışıtsın.
Sevgi ve ışıkla, gökyüzü rehberimiz olsun…
Not: 2026 yılının size özel değerlendirmelerini, hayatınızda hangi konuların ön plana çıktığını, şans ve fırsatların sizi hangi konularda yakalayacağını, en dikkat etmeniz gerekenleri öğrenmek istiyorsanız bana aşağıdaki formu doldurarak ulaşabilirsiniz.
