17 HAZİRAN YAY BURCUNDA DOLUNAY: GERÇEKLERİ KALDIRMAK İÇİN KÜÇÜK, KENDİNİ KANDIRMAK İÇİN BÜYÜK YÜREKLER….

YAY DOLUNAYI

 

” Kelimelerin kötü yanı, kendimizi başkalarına anlatabileceğimiz ve başkalarının söylediklerini anlayabileceğimiz hissini uyandırmalarıdır. Fakat dönüp kaderimizle yüzleştiğimizde onların yetmediklerini görürüz…”

                                                          Paulo Coelho ( Aldatmak) 

 

17 Haziran 2019 Pazartesi günü İstanbul’a göre sabah saatlerinde YAY burcunun 25. derecesinde bir dolunay gerçekleşecek. Gökyüzünde bir halden diğer hale geçen AY, yeni ay zamanlarında attığımız tohumların, başladığımız işlerin finalini, pozitif ya da negatif sonuçlarını artık görünür bir şekilde bu zamanlarında gözümüzün önüne getir, serer. Dolunay zamanları olan bitenin aslında tüm çıplaklığı ile ayan beyan ortada olduğu zamanlardır. Gökyüzünde parlak, kocaman görünen AY, tüm ışığını yeni aydan bu yana büyüttüğümüz, belli bir aşamaya getirdiğimiz konunun üzerine yansıtır. Ve elbette Dolunay zamanları olaylara farkındalıkla bakabilmek, yaşamımızda dengemizi bozan ve değişmesi gereken konulara objektif  gözlemleyebilmek, gerekirse bunları bırakıp arınma cesaretini de bulabileceğimiz türden değerli zamanlardır.

Dolunayın gerçekleştiği YAY burcunun tipik özelliği ne olursa olsa inançtır, iyimserliktir ve yaşamda ne pahasına olursa olsun deneyim arzusunu tatmin etme isteğidir. Yeni başlangıçlar yapma telaşı ve bunu yaparken de bin bir renge ve hevese bürünmüş umuttur, iyi niyettir. Bizi sınırlarımızın ötesine taşıyan cesarettir Yay burcunun sahası. Gerilmiş ve hedefine doğru yol alama sabırsızlığı gösteren ok gibidir bu cesaret. Etik, ahlak, erdem, din ve maneviyat, eğitim ve yayıncılık, yabancı kültürler gibi bizi olduğumuz noktadan daha yüksek bir noktaya, geniş bir perspektife taşıyan sembolizmalar içerir YAY burcu.

Gölge yönü ile Yay semboliği kibirdir, “doğru- yanlış” “haklı- haksız” vb gibi yargılama eğilimidir, benim bildiğim ve tecrübe ettiğim doğrudur çok bilmişliğidir, ahlak kumkumalığıdır, her konuda abartıya ve fanatizme kayma potansiyeli riskidir. Küçük düşmekten, bilgisiz görünmekten korkunun verdiği ukalalıkla her şeyi bilen kişinin halleridir Yay’ın gölgesi. Abartılı iyimserliğin, hayatın gerçekleri ile örtüşmeyen safiyane inanışların yaratacağı sorunları da içerebilir bu gölgeler….

Dolunay haritasında ufukta Başak burcu yükselmekte. Yöneticisi Merkür Mars ile birleşmiş durumda Yengeç burcunda. Oğlak burcundaki Plüton- Satürn ikilisinden karşıt açı almaktalar. Bunun anlamı; düşüncelerimizde, eylemlerimizde sahip olduğumuz maddi – manevi, güvenli hissettiğimiz yaşam alanlarımızı koruma içgüdüsü ile hareket edecek ve bunu yaparken de endişenin, korkunun, geleceğe dair belirsizliklerin yarattığı kafa karışıklığı duygusunun da hemen yanı başımızda olduğudur. MARS Yengeç burcunda iken cesaret ve öz güveni ortaya koyabilmek için kişinin güçlü bir duygusal kontrole ve içgüdülerini frenleyen sağlam bir irade mekanizmasına ihtiyacı vardır. Zira Yengeç burcunun duyarlı sahası, Mars’ın ataklığını baskılamakla kalmaz aynı zamanda kişinin öfkesini dolaylı yollardan ortaya koymasına yol açar. Duygusal sömürü, suçluluk hissinin eşlik ettiği “sanki eli kolu bağlıymış” hissi, sevdiklerini, ailesini ve ailesi bildiklerini, yuvasını, yurdunu  koruma; güvenli alanlarda tutma arzusunun verdiği endişeyi de arttıracaktır. Endişe, güvensizlik ne kadar büyükse saldırganlık, acelecilik  ve geçmişin pişmanlıkları ne kadar sıkıştırıyorsa yaşamımızı  o derece  pasif agresif tutumlar eşlik edebilir kararlarımıza.

MARS, MERKÜR, KUZEY AY DÜĞÜMÜ üçlüsünün dizpozitörü durumundaki AY’a baktığımızda ise YAY burcundaki retro JÜPİTER ile kavuşumda olduğunu görüyoruz. Ay astrolojik olarak ” neye ihtiyacımız olduğunu anlatan” bir gezegen ise ihtiyacımız İNANÇ, UMUT, İYİMSERLİK…MUTLU VE REFAH İÇİNDE OLMAK… GELİŞMEK, BÜYÜMEK, KENDİMİZİ VE İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ DURUMLARI BİR ÜST BASAMAĞA TAŞIMAK…YÜZÜMÜZ HEP GÜLSÜN; AYAĞIMIZ HİÇ TAŞA TAKILMASIN BEKLENTİSİ.. HAYATTAN HAK ETTİĞİMİZİ ALMA UMUDU…

Jüpiter çok rahat durumda değil ne yazık ki… 8 Kasım 2018 de Jüpiter kendi yönettiği YAY burcuna girdiğinde astroloji yazılarının pek çoğunda sevinç ve büyük beklentiler ile karşılanmıştı bu geçiş. Oysa ki 2019 yılı boyunca NEPTÜN ile olan sert karesi gerçeklerden uzaklaşmamıza, abartılı beklenti ve hayal gücü ile imkansızı başarabileceğimize dair sağlıksız bir büyüme inancına, aşırı karmaşık durumların içinde dağılma riskine, odaklanma sorunlarına, aldanmaya ve aldatılmaya ki en zorlayıcı olanı da kişinin kendi kendini kandıracak derece gerçeklerden uzaklaşmasına yol açmasıydı. Bu Dolunay haritasında da JÜPİTER fokal durumda zira harita Lokamotif tipte. Tüm gezegenlerin enerjilerini peşine takmış durumda JÜPİTER.

FOKAL bir gezegen harita içerisinde en önemli gezegen durumuna gelir astrolojik haritalarda zira Fokal gezegen ve temsil ettiği konular kişinin enerjisinin en çok neye odaklandığını anlatır. Bu odaklanma öylesine güçlüdür ki haritanın genel olarak dengesini bozar ve sorunlara yol açar. Retro dediğimiz gerileme hareketi yaparak tüm enerjisini içsel olarak çalıştıran JÜPİTER neyi mi anlatıyor bu durumda?

İmkansızı elde edebileceğimiz düşüncesini büyütüyor JÜPİTER. Kendimize ve içinde bulunduğumuz şartlara bakmaksızın her şeyi kendi istediğimiz şekli ile başarabileceğimize dair inancı büyütüyor. Kah kör bir iyimserlik, kah şansa aşırı güvenin verdiği abartı ile boyumuzdan büyük işlere kalkmaya ya da tutmakta zorlanabileceğimiz sözler vermeye yol açıyor. Hayatımızda özellikle eğitimle, hukukla, inanç sistemleri ile ilgili sorunlara çanak tutuyor. Kötü bir muhakeme yeteneğinin eşlik ettiği dağılma riskine dikkat çekiyor. Gerçeklerle yüzleşmek ve taşın altına elimizi sokmak, halihazırda “şu an” ilgilenmemiz gereken sorunlara bakmak yerine “gelecekte” olmasını istediğimiz konulara gidip geliyoruz. Kendi kendimizi eleştirmek ve düzeltmek yerine karşımızdaki kişilere acımasız eleştiri okları gönderebiliyoruz zaman zaman. Zaten insanoğlunun doğasında yok mudur başkalarını kendinden daha acımasız eleştirmek, yargılamak? Hele ki işler istenildiği gibi gitmediğinde yaptığımız yanlışlar için hep bir bahane bulmak ya da günah keçisi aramak, mazeretlerin arkasına sığınıp kendi kendimizi sabote etmek ? Hatta bazen insan doğruyu bilse bile yanlış anlamak ister zira böylesi hayatın bazı zamanlarında daha konforlu, daha bi işimize gelmez mi?

Şu bir gerçek ki; şu an çözmediğimiz sorunlar önümüzdeki ay gerçekleşecek tutulmalar ile daha zorlu bir şekilde bizleri uğraştırmak zorunda bırakabilir. Hayatımızı düzene sokmak adına, en can alıcı ayrıntılara odaklanarak pratik çözümler bulmak adına şu an zorlanıyoruz kısacası.

Neptün- Jüpiter karesine aslında en güçlü panzehir kuvvetli bir SATÜRN’dür. Hani ödül ve cezaya dayalı sistemi ile bizleri zorlayan, sıkıştıran, henüz hazır olmadığımız şeyleri bize asla vermeyen, bunlar için çok çalışıp, sabır gösterip, disiplinli olmamızı, zamanımızı verimli kullanmamızı isteyen gezegen var ya, işte o 🙂 SATÜRN dolunay haritası içerisinde kendi yönettiği Oğlak burcunda oldukça güçlü ama o da 1 Mayıs 2019  dan beri retro durumda. Yani yaptıklarımız ya da yapmadıklarımız, yapacakken ihmal ettiklerimiz, hak ettiğimiz ya da hakkımızın gasp edildiği, kısacası verdiğimiz veremediğimiz her türlü kararda KARMA etkisinin yoğun olacağı günler altındayız.  Ne ektik ise onu biçeceğimiz zamanlardayız yani…

SATÜRN’ün NEPTÜN ile yaptığı sekstil açı etik, ahlaki değerlere azami dikkat edenlere, gereken azmi, sabrı ve iradeyi, çalışkanlığı sergileyenlere, hayatın gerçekleri ile kendi içinde bulunduğu koşulların gerçeklerini senkronize edebilenlere çok iyi gelecektir emin olun. Çünkü en ham anlamı ile SATÜRN ile NEPTÜN arasındaki olumlu açılar hayallerini gerçeğe dökmek demektir, neyin imkan dahilinde neyin imkansız olduğunu ayırt etme becerisidir, inandığı gelecek güzel günler için bugünün kısa süreli zevklerine dur diyebilmek disiplinidir….

Umarım önümüzdeki günler her birimizin yaşamında güzellikler getirir. Gerçekleri kaldırmakta, onlarla baş edebilmekte zorlanan yüreklerimize; gelecek güzel günlerin umudu ışık olsun, yol göstersin….

Sevgi ve ışıkla, gökyüzü rehberimiz olsun….

Hülya DEĞER   Dip. ASA

13.06.2019 / İstanbul

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s