BU SONBAHAR NASIL GEÇECEK ? 22 EYLÜL TERAZİ EKİNOKSU

terazi-ekinoks

Dünyanın güneş etrafında dönmesi ve eksen eğikliği nedeni ile hepimizi ilgilendiren 4 önemli gün meydana çıkar, bu günler aynı zamanda mevsimlerin de başlangıcını haber verirler. 21 Mart ve 23 Eylül tarihleri ise ekinoks günleridir ve gece ile gündüz eşitlenir. 23 Eylül’den itibaren kuzey yarı kürede geceler, güney yarı kürede ise gündüzler uzamaya başlar. Güneşin öncü bir burç olan Terazi’ye girişi ile birlikte sonbahar mevsimi başlamış olur. Ardından Güneş Akrep burcuna geçer ve sonbahar mevsiminin tüm özellikleri ile sabitlendiği döneme geçilir. Güneş değişken Yay burcuna doğru ilerlediğinde ise sonbahar dönemi yavaş yavaş kapanıp mevsim kendini kışa hazırlar ve 21 Aralık tarihi ile Kış gün dönümü ile artık doğada kış mevsimi başlamış olur.

Astrolojik olarak yeni bir mevsimin başlaması  hayatımızda da yeni bir döngünün başlangıcını anlatması, enerjilerin değişim gösterip biz insanlar üzerinde bir takım etkilere yol açması açısından önemli kabul edilir. Astrolojide  Güneşin Güney yarı kürede Terazi burcuna geçiş anına ait Terazi Ingress haritası oluşturularak önümüzdeki dönemi ve bu dönemde karşılaşmamız olası olayları anlamak açısından bu haritanın neler anlattığına bakarız.

Genel olarak Güneş’in Terazi burcuna girmesi ile birlikte bir aylık süreçte denge, adalet, eşitlik ve estetik temalarına vurgu yapacağını söyleyebiliriz. “ben” deme yerine “biz” olma yolunda çabaların artabileceğini, süreç içerisinde her birimizin hayatında denge ve huzur yaratmaya, adil olmaya, huzur, barış ve ahenk içinde olmaya eğilim göstereceğimizi anlayabiliriz.

Bakalım Terazi giriş (ingress ) haritası neler söylüyor sonbahar ayları için :

Haritaya ilk baktığımızda kare ve karşıt dediğimiz astrolojik açıdan zorlu etkilere yol açabilecek açı türlerinin oldukça yoğun olduğunu görüyoruz. Bu da bizlere önümüzdeki dönemde mücadele ve aksiyon içerisinde olabileceğimizi anlatıyor. Haritada Hava elementindeki gezegenler baskın ancak Su elementinde ve Toprak elementinde ciddi anlamda eksiklik var. Duygularımızı ifade etmekte zorlanacağımızın, karşımızdaki insanların duygularını anlamakta yetersiz olacağımızın, ayaklarımızın yere basmakta zorlanabileceğinin, somut değerler üretebilme, ekonomik anlamda istikrarlı olmada zorlanabileceğimizin işaretçisi olarak bu eksik elementlerin yansımalarını okuyabiliriz haritadan.

Haritanın astrolojik olarak tipolojisine baktığımızda da dağınık tipte olduğunu görüyoruz. Sabit niteliklerin eksikliğini de görerek bu bilgi ışığında haritaya baktığımızda belli bir alana yoğunlaşmamızın oldukça zor, her tarakta bezimizin olduğu ,belki biraz da maymun iştahlı, dağınık, bir yanı toplarken diğer tarafta kendimize yeni mücadele alanları açabileceğimizi, hedeflerimize odaklanmada zorluk çekebileceğimizi ve enerjimizi odaklayamadığımız için dağılma riski taşıdığımızı görüyoruz.

Haritada Kova burcu yükseliyor ve yöneticisi Satürn 10. alanda ve MC noktası ile kavuşumda. Satürn haritada 11. burç olan Yay burcunda. Hayata olumsuz bir bakış açısı, karamsar bir yaklaşım tarzı sergilememiz olası.11. burç etkisi ile hayallerimiz de ideallerimiz de bu kısıtlanmadan nasibini alıyor. Saygın olma, kişisel arzularımızı gerçekleştirme, toplum içindeki yerimizi sağlamlaştırma adına sorumluluk, çaba ve irade göstermemiz ve ciddi anlamda hayatımızdaki aksayan tarafları yeniden ele alıp yapılandırmak durumundayız. Satürn’ün Neptün’den aldığı zorlayıcı açı bu anlamda işimizi biraz zorlaştırıyor. İçinde bulunduğumuz gerçeklerimizle hayallerimiz, ideallerimiz çatışma halinde. Olan bitenleri kabullenmekte zorlanıyoruz, kaygılı, endişeli ve gereğinden fazla alıngan durumdayız hayata karşı. Satürn’ün ay düğümlerine yaptığı ve T-kare oluşturduğu görünüm altında bu durumun bir nevi bizi çağıran kader olduğunu da söyleyebiliriz.

Haritanın 1. alanında Balık burcu, 7. alanında ise Başak burcu kıstırılmış durumda. Mükemmeliyetçi tarafımız ile idealist tarafımızı dengelemekte zorlanıyor, detaylarla uğraşırken bütünü kaçırıyor, organize ettiğimiz şeyleri bir anda dağıtabiliyor ve kendimizden kuşku duyarak kendimize de bir anlamda kader kurbanı rolü biçebiliyoruz diyebilirim. Kıstırılmış burçların yönetici gezegenlerini iyi analiz etmek gerekiyor bu durumda. Başak burcunun yönetici gezegeni Merkür durağan pozisyonda ki bu enerjilerin oldukça saplantılı bir tarzda ortaya koyabileceğini, kontrolü kaybedip abartılı bir ifadeye bürüneceğini anlatıyor. Merkür iletişimimizin tüm şekillerini kapsar (yazılı, sözlü, sözsüz ) ayrıca ticareti ulaşımı ve hava durumunu anlatır. Bu açıdan kara ve deniz yollarında bir takım kaza riskleri, iletişim problemleri, ticareti kapsayan alanlarda durgunluk, sıkışıklık ve belki de kriz yaratması, ani değişen hava olaylarına bağlı doğal felaketler yaşanması olasıdır. Eğitimle ilgili konularda yasal düzenlemeler, basın yayın kuruluşlarına dair yasaklar, engellemeler söz konusu olabilir. Merkür her türlü spekülasyon ve söylentiler ile de ilgili olduğu için bu dönem yanılma, yanıltma ve kandırılmalara açık olabiliriz. Ya da tam tersi başkalarını kandırma, yalan söyleme gibi hiç de uygun olmayan durumlara sebeb olabiliriz.Her duyduğumuz söze kaynağını iyi araştırmadan inanmamalı, ticari anlamda risk almaktan da uzak kalmalıyız.Başkalarına söylediğimiz her yalanın da aslında asla gizli kalmayacağını da aklımızdan çıkarmamalıyız.

Terazi burcuna henüz girmiş olan Güneş, Jüpiter ile kavuşuyor. Kibirli, her şeyin en iyisini ve en doğrusunu bilen, ego merkezli düşünen bir yapıya işaret ediyor bu kavuşum. Yapabileceğimizden fazlasını vaad etmek tuzağımız olabilir dikkat. Olumlu anlamda bu açı kendine güven, iyimserlik, zenginlik ve geniş bir dünya görüşü verebilir ama işi Mars ile yaptığı kare açı bozuyor 😦  İnatçı, kavgacı, sabırsız ve öfkeli davranışlarımızın en çok cezasını çekecek olan yine bizler olabiliriz aman dikkat. Üstelik Mars haritada İkizler burcunda bulunan Ay ile de karşıt açı yapıyor. Duygusal açıdan güvende olmak istiyoruz özellikle evimiz, ailemiz ve yuvamızı ilgilendiren konularda ve çocuklarımızı ilgilendiren alanlarda. İkizlerde AY istikrarsız ve kararsızdır. Mars ile yapacağı karşıtlık duygusal ihtiyaçlarımızı gidermek adına başarısız girişimler içerisinde olabileceğimizi, hem kendimizi beslemekte (duygusal- fiziksel ) hem de başkalarını beslemekte zorlanabileceğimizi anlatıyor. İlla ki duygusal sömürü içerisindeyiz sanki istediklerimizi elde etmek adına. Mars haritada sanki tam da bu söylediklerimi teyit eden sabit bir yıldız ile kavuşumda : ACULEUS . Bu yıldız duayen astrolog Gufran Erkılıç’ın kitabında* tam da şöyle ifade ediliyor : Ay – Mars karakterindeki bu yıldız ” kör yıldız” namı ile tanınır ve görme sorunlarına işaret edebileceği gibi hastalıklı bir bakış açısına sahip olmayı, kötü olan şeyleri daha da kötü olarak görme eğilimini anlatır. MARS’ın  sadece Güneş ve Ay ile zorlayıcı açılar yapmayıp, Jüpiter ve Kiron ile yaptığı kare açıları da görünce gerçekten de dikkatli olmamız ve akıl, sağduyu ve soğukkanlılıkla olayları ele almamız, tahriklere kapılmadan hareket etmemiz gerektiğini söyleyebilirim. Bakışlarımızı köreltmeden, kalbimizle, ruhumuzla da olayları görmeye, anlamaya çalışalım ve empatiyi hayatın her alanında etkin kılalım derim.

E hani sizin en büyük iyicil dediğiniz öve öve bitiremediğiniz Jüpiter Terazi burcuna geçmişti? Üstelik de ikincil kutlu gezegen Venüs de Terazi de, bunlar hiç mi yardım etmeyecek ? Ne iş ola ki diye düşünenler olabilir.

Anın haritasında VENÜS 8. alanda. Bu ev krizlerin, bir takım kayıplarla yüzleşilerek yaşanacak dönüşümlerin ifade bulduğu alandır. VENÜS’ e dair  huzur, güven, barış ve ahenk de ancak bir takım krizlerin aşılmasından sonra gelecektir diyebiliriz. Üstelik anın haritasında VENÜS, ani ve şok edici olayların tetikleyicisi URANÜS’ten aldığı karşıt açı altındayken her türlü ani ve kontrolümüzü aşan durumları da göğüslemeye hazır olmalıyız. Aniden başlayan ve aniden biten, saman alevi gibi ilişkilerle bu süreçte fazlaca karşılaşabiliriz. Maddi anlamda da alma ve verme dengemizden sorumlu VENÜS bu açı etkisi altındayken kaynaklarımızda ani kesintilere, bazılarımıza da sürpriz kazanç kapılarının açılmasına yol açabilir. Her birimizin haritasının bu dönemde oluşacak enerjilerden farklı düzeyde etki alacağını hatırlatmak isterim anti parantez olarak.

VENÜS – URANÜS arasındaki karşılıklı düello kişisel özgürlüğümüzü ifade ediş tarzımızla içinde bulunduğumuzu ilişki durumunun taban tabana zıt olduğunu anlatıyor. Küçücük bir örnek vereyim sizde daha iyi ifade bulması açısından : Görücü usulü ile evlenen, mütavazi bir yaşamı olan, kendince mutlu ve mesut yaşantısı olduğunu düşünen ortalama, her zaman karşılaşabileceğimiz türden bir kadının bir anda aşk ile tanışıp ( Venüs- Mars arasında sekstil açı var haritada ) her şeyi ardında bırakıp, kendini bilinmez ve bir o kadar da karşı konulmaz bir ilişkinin kollarına bırakması, inandığı tüm değerlere de baş kaldırması diye tanımlayabilirim. Bu dönem sorunlu giden evlilikleri olanlar, istedikleri huzur ve güveni oluşturmakta zorlananlar çok daha dikkatli olmalılar. Uranüs etkisi ile etrafımızda çok sayıda boşanma vakaları görebileceğimiz gibi huzurlu birlikteliklere sahip olanlar da aniden nikah masasına oturabilirler hem de herkesi duyunca şok edecek şekilde 🙂

Gelelim dokunduğu her gezegeni büyüten, genişleten benefik Jüpiter’e. Güneş ile kavuşumu aynı burç içerisinde ve çok yakın bir orbda, dolayısı ile de yanık halde diyebiliriz. Üstelik Mars ile kare açı yapmış . Eylemlerimizde kibir ve kendini beğenmişlik coşabilir dikkat. Kaba ve pervasız davranışlarımız toplum içinde ve arkadaş ilişkilerimizde problemler yaratabilir, kıstırılmış Balık burcunu ve 2. evi yönetmesi nedeni ile maddi yönden dengesiz harcamalarla bütçemizde ciddi açıklar verdirtebilir ya da kazanımlarımızda engeller oluşturabilir. Kiron ile karesi neticesinde inançlar ve değerler konusunda çelişkiler yaşatıp, iş, ilişki ya da hayatın diğer alanlarında yanlış anlamaları körükleyebilir, ne istediğimizi bilmekte zorlandığımız için de güven duyduğumuz şeylerden kuşku duymamıza yol açabilir.

matrix2

Bu sonbahar dönemi boyunca Ekim ayı daha fazlaca stresli gözüküyor zira bir ay içerisinde 2 Yeni Ay ve 1 de dolunay yaşayacağız. Özellikle 16 Ekim’de Koç burcunun 23. derecesinde yaşanacak dolunay tam da Ingress haritanın URANÜS derecesi üzerinde gerçekleşecek. Bu durumda VENÜS – URANÜS karşıtlığı tekrar aktive olacak ve bu hem bireysel olarak sahip olduğumuz değerlere karşı isyan duygumuzu hem de toplumsal olarak artan stres ve huzursuzluğu da çoğaltabilir. VENÜS kadınlarla da ilişkili olduğu için toplumun değer verdiği, sevdiği kadınlarla ilgili bir takım üzücü haberler de alama olasılığımız var.

ÜLKEMİZ NASIL ETKİLENECEK BU SÜREÇTEN ?

kadersel ülke

Geçenlerde bir yazımda İbn-i Haldun’un bir sözünü paylaşmıştım : ” Coğrafya kaderdir” diye başlayan bu sözü, nerede doğarsak oranın kirine, çöpüne batar; oranın suyu ile yıkanır, oranın güneşi ile kavrulur ve oranın iklimi ile biçimlenir geleceğimiz diye de açıklamış ünlü düşünür fikrini. Cennet vatanımızın üzerinde yaşayan her bir birey, bizler, hepimiz yaşadıklarımızı ve hissettiklerimizi yaşadığımız topluma yansıtıyoruz ve sonrasında yaşayacağımız olayları da böylece belirliyoruz bir anlamda. Kendimiz nasılsak ülkemiz de aynı durumda. Kollektif bir bilinç altı var ve ulus olarak da her birimiz buradan besleniyoruz ve bir yandan da beslendiğimiz bu kaynağı düşünce ve davranışlarımızla biçimlendiriyoruz. Bu süreç zor ve sancılı bir takım değişimlerin habercisi olabilecek astrolojik göstergeleri barındırıyor kendi içerisinde. Bireysel olarak içimizdeki buhranları nasıl ki ikili ilişkilerimizde  sorun olarak deneyimliyorsak ülke olarak da bu süreçte komşularımızla ilgili, sınırlarımızı ilgilendiren konularla ilgili bir takım agresyon içeren durumlarla karşılaşabileceğimizi söyleyebilirim. Halkımız  kriz  ve belirsizlik içeren durumlarla karşı karşıya kalabilir. Güneş’i devletin başı  ve lideri olarak ve de ülkenin genel karakteristik havası olarak ele alacak olursak, kişisel ihtirasların ve kibirin gölgesinde bir takım bir takım yanlış kararların sonucu savaş, karmaşa ve kargaşa içerisinde olunabilecek durumları öngörebiliriz. AY astrolojik olarak halkı temsil ediyor ve yukarıda uzun uzun yazdım olası etkileri, ayrıca haritanın 4. evinde olması nedeni ile vatan, vatan toprağı, kutsal değerlerimize vurgu aratacaktır bu süreçte. Burada bulunan AY toprak bütünlüğümüzü koruma anlamında da bir takım mücadeleleri de işaret ediyor. Muhalefet partilerini de anlatan bu alan; süreç içerisinde Muhalefet partilerine yönelik şiddet ve stres yüklü eylemlerin de olabileceğini anlatıyor.

10. ev dünya astrolojisinde hükümeti , ülkenin itibarını, toplumca ünlü kişileri, yabacı ülkelerle olan ticari ilişkilerimizi sembolize eder. Burada bulunan Satürn; Merkür’den ve Neptün’den  aldığı kare ve ay düğümleri ile oluşturduğu t- kare  etkisi ile mantıksız, akılsız, düşünmeden alınan kararlar neticesinde karşılaşabileceğimiz kayıplarımızı anlatabilir. Ünlü kişilere dair üzücü haberler, devletin başında olan kişilerin zorlanması ve gereken sorumluluğu almakta zorlu şartlara maruz kalması olarak yorumlayabiliriz bu görünümleri. Uluslararası arenada zorlanacağımız,  üstelikte kendimizi açıklamakta beceriksiz kalabileceğimiz olaylar yaşayabiliriz.

Ülkemizin huzurunu, refahını anlatan Venüs krizler alanında, toplumca keyfimizi kaçıracak olaylar ki bu 2- 8 ekseninde olduğu için ekonomik krizlerden kaynaklı olabileceği gibi URANÜS ile yapacağı karşıt açı nedeni ile yer sarsıntıları, doğal afetler ve  beklenmedik ani kayıplar şeklinde görülebilir. Huzur ve güvene kavuşabilmemiz her birimizin öncelikle bireysel huzuru kendi içerisinde bulması ile oluşabilecektir.

Ülkemiz ve üzerinde yaşayan bizler zorlu bir sonbahar mevsimine adım atıyoruz. Tüm bu kareler, karşıtlar altında aslında bir tür sıçrama tahtası olarak kullanılabilir. Önemli olan burada hem bireysel barışımızı ve huzurumuzu oluşturmakta hem de toplumsal uzlaşı, kabul ve hoşgörü geliştirmekte ciddi bir çaba içinde olmamız gerekliliğidir. Ağzımızdan çıkan her bir sözün ve gerçekleştirdiğimiz her bir eylemin tüm evreni dolaşıp tekrar yine sözün sahibine, hareketin muhatabına yani bize döneceğini unutmamak olmalı. İyilik, güzellik, doğruluk ve adalet içerisinde kalabilenler bu süreç içerisinde; bu erdemlerin kendilerine bumerang gibi döndüğünü görebilecekler elbette. Gelişen ve büyüyen, her anlamda mutlu bireylerin yaşadığı bir ülkeye kavuşabiliriz ancak ve ancak bireysel sorumluluklarımızı ve duyarlılığımızı toplumun her kesimine yayarak, ” sen- ben”  yerine  ” biz – hepimiz”  duygusunu paylaşmamız gerekiyor milletçe.

Hepimize mutlu ve huzurlu bir sonbahar diliyor bu vesile ile tüm TERAZİ burçlarının doğum günlerini kutluyorum.

Sevgi, umut ve ışıkla, gökyüzü rehberimiz olsun.

Hülya DEĞER   dip. ASA

*SABİT YILDIZLAR  Gufran ERKILIÇ  Zodyak Astroloji Yayıncılık, Temmuz 2016

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s