GÜNEŞ BALIK BURCUNDA: Ruhun Arınma Zamanları 18 ŞUBAT-20 MART

pisces_art

Güneş yarın itibari ile artık Balık burcuna geçiş yapıyor ve bir ay boyunca bu burçta kalmaya devam edecek. 20 Mart 2017 de Koç burcuna geçecek olan Güneş, astrolojik olarak da yeni bir solar döngüyü başlatacak.

Gökyüzünde her ay bir burçtan bir diğer burca geçen Güneş, kimlik duygumuz, bilinçli isteklerimiz, iradi kararlarımız üzerinde adeta yeni baştan güncelleme yapmamız adına etkiler ortaya çıkartır. Bazılarımız her ay burç değiştiren Güneş’in yeni büründüğü enerjisi ile uyumlu bir akışta kalırken, bazılarımız için ise o ay, bazı zorlu deneyimlerin yaşandığı bir zaman aralığı olabilir. Bunun nedeni de gökyüzündeki Güneş’in henüz girdiği burç ile bizim doğum haritamızdaki Güneş burcumuz arasındaki ifadelerin uyumsuzluğudur.

Bu bir aylık süreçte Balıklar, Akrepler, Yengeçler, Boğalar, Oğlaklar gökyüzündeki Güneşin enerjisi ile daha uyumlu akarken; Başak, İkizler ve Yay burçları için bu süreç, bazı zorlu deneyimlerin yaşanma zamanı olabilir. Hep tekrar ettiğim gibi bu dediklerimi sadece Güneş burçlarımızı baz alarak yazıyorum, yoksa haritamız bir bütün ve belki gökyüzündeki Güneş ile haritamızdaki Güneş arasında sert açılar oluşurken başka gezegenler ise  aynı Güneş ile daha uyumlu açılar içerisinde de olabilirler ve sonuçta bambaşka deneyimleri açığa çıkartabilirler.

Transit Güneş Balık burcuna geçtiğinde ise daha duygusal, oldukça sezgisel ve merhametli hissetmek, vicdanımızın sesine daha çok kulak kabartmak, evrenle “bir” ve “bütün” olduğumuzu daha derinden hissetmek, olayları akışına bırakmak ve olanı olduğu şekli ile kabullenmek temaları ön plana çıkar.

Balık burcu dualiteyi aşma dürtüsüdür. Hiçbir şeyin bir diğerinden farklı ve ayrı olmadığını, her şeyin belli bir sebep ve sonuç sonucu oluştuğunu, sevgi ve şefkatin de  ayrım yapmadan tüm canlılara yöneltilmesi gerektiğini ifade eder. Kolektif bilinçaltının da simgesidir aynı zamanda Balık burcu. Her şeyin olması gerektiği gibi olduğunu, kişinin mutlak “hakikat” ile aynı akışta olması gerektiğinin de ifadesidir.

Balık burcu her şeyi ve herkesi kapsayan ve ayrım yapmayan “Sevgi” yi temsil ettiğinde ise dünyada olup biten olaylara karşı hissedeceğimiz hassasiyeti de anlatır. Dünyada var olan yoksulluktan, savaşlardan, açlıktan, sevgisizliğin doğurduğu arazlardan yani ihmalimiz sonucu doğan insanlık suçlarından kolektif anlamda hepimiz pay sahibiyiz der, kardeşimin acısı benim de acımdır diye yaklaşır olaylara ve kişilere. Bazen kurban, bazen de kurtarıcı olarak deneyimleyeceği olayları kendine çekebilir bu yüzden.

Zorlu deneyimlerin açığa çıkacağı, sosyal ve ekonomik anlamda olduğu kadar ilişkiler arenasında da bir çok değişimin, bazen bile isteye, bazen de zorunluluklar sonucu tüm hızı ile yaşamımıza dahil olduğu şu günlerde; hazır de Güneş merhamet ve sevginin en saf halinin ifade bulduğu BALIK burcundayken; yüklerimizden arınmamız, ayağımıza bağ, sırtımıza kambur ve yolumuza engel olan düşünce kalıplarımızın farkına varıp kendimizi hafifletmemiz gerekiyor her birimizin. Vicdan muhasebesi yapmak, zihnimizi zapt etmiş , kemirip duran adeta ruhumuzu kirleten durumların ayırdında olmamız gerekiyor. Güneş Balık burcuna girer girmez Güney Ay Düğümü ile kavuşup ardından da Neptün ile kavuşum açısı yapmak üzere yol alacak ki bu durum özellikle değişken burçlarda( Balık, Başak, İkizler ve Yay burçları değişken burçlardır) yoğun gezegen yerleşimleri olanlar adına daha zorlu deneyimleri açığa çıkartabilir diye düşünmekteyim.

Benliğimizi ve iradi kararlarımızı, öz güven ve kararlığımızı anlatan GÜNEŞ ile GÜNEY AY DÜĞÜMÜ kavuşumu egoların silinmek zorunda kalacağı zamanın işaretçisi gibi çalışacaktır. Beklediklerimizden daha azına razı olmak, arzu ettiklerimizin bazılarına veda etmek , otorite figürleri ile sorunlar ve belirsizlikler yaşamak söz konusu olabilir. Mevcut şartlarımızla ileri gitmemiz pek mümkün görünmüyor ne yazık ki, yüklerin bırakılması, benliğimizin, ruhumuzun temizlenmesi, vicdanımızın yeniden temize çekilmesi gerektiğini işaret ediyor gökyüzü.

Ruhumuzun temizliği de elbet affetmekle başlayan, gereksiz düşünceler ve bu düşünceleri tetikleyen kişiler ve olaylarla vedalaşmakla devam eden, olanı da olduğu hali ile kabul etmekten geçiyor sanırım. İç sesimizi dinlememiz gerekiyor, ruhumuz çığlık çığlığa bağırıyor “gerçekten neye ihtiyacın var ?” bul onu dercesine.

Sürekli ve sorgulamadan alıp kabul ettiğimiz, bilinçaltımıza attığımız, bazen bilerek bazen de bilmeyerek egomuzu beslediğimiz ama nihayetinde hem ruhumuzun hem de düşüncelerimizin dağılmasına ve belki de  kirlenmesine neden olan kişiler, olaylar ve yaşanmışlıklar artık bu süreçte iyice gözden geçirilip, dip bucak bi temizlenmeli sanırım. Hani annelerimiz hep der ya “aldığını aldığın yere koyarsan ortalık dağılmaz” diye, işte o hesap alıp alıp attık zihnimize, sormadık ihtiyacımız var mı buna, ne işimize yarayacak diye düşünmedik bile. Çoğunu kendimizin fikri gibi benimsedik, kimisine de safça inandık sorgulamadan, mantık süzgecinden geçirmeden. Şimdi yolumuzun üzerinde koca bi taş gibi duruyor tüm bu çöpler. Belki pişmanlıklar içerisinde geçmişe özlem duyacağımız, “ah… keşke…” diye başlayan; olayların bazen sebebi bazen de sonucu olan yaşanmışlıkları zihnimizde didik didik edeceğimiz bir sürece adım atıyoruz. Kimimiz kalbimizin, ruhumuzun kirini pasını silip yeni bir döngüye adım atmaya gönüllü ön saflarda yer alırken, kimimiz de arkasından görünmez bir el tarafından itiliverecek olaylara doğru ve mecbur kalacak bazı şeylerle vedalaşmaya ne yazık ki. Özellikle Balık burcunda gerçekleşecek 26 Şubat Güneş Tutulması ve devamındaki süreçte zorlu deneyimlerin içinde bulacağız kendimizi. Tutulma ile ilgili düşüncelerimi de paylaşacağım başka bir yazımda.

Güneş 21 Şubattan itibaren  Neptün ile kavuşuma gidecek. Gerçeklerden uzaklaşma eğilimi içerisinde kalabilir bazılarımız, aldanmalara, aldatılmalara açık durumdayız. Yoğunlaşan hisler kontrol altına alınmakta zorluk çıkartabilir kimimize. Dünyevi olayları yönlendirmek, somut kararlar vermek zorlaşabilir. Kendimizi aşkın bir bilinç halinde bulmak, yukarıda bahsettiğim ruhsal arınma adına önce kendimizi sonrasında ise kalbimizi kırmış, belki de zamanında canımızı sıkmış her ne varsa affetmemiz adına olumlu bir süreç olabilir bu zaman dilimi. Geçmişi, dünü düşünerek sürekli bir suçlu arama huyumuz varsa bununla da bi yüzleşelim isterseniz. Olan oldu, geçen geçti ve şimdi yeni bir döngüyü başlatacak kuvvetli bir güneş tutulması arefesindeyiz. Affedelim. Bırakalım geçmiş gerçekten “geçsin”, bitmesi gereken “bitsin” ve olması gereken de “OL’sun”. Şimdi biraz daha dışarıdan ve olaylara daha geniş bir açıdan bakarak, izleyen konumunda olmamız gerekiyor olayları. Kalbimizi de olabildiğince açmamız gerekiyor sevgiye, merhamete, affetmeye.

GÜNEŞ VE VENÜS’ÜN BİRBİRİNİ AĞIRLAMASI

Bu süreçte Güneş ve Venüs arasında yücelme bazında bir karşılıklı ağırlama var. Venüs Güneşin yüceldiği Koç burcunda bulunurken, Güneş ise Venüs’ün yüceldiği Balık burcunda. Bu karşılıklı ağırlama durumu bu defa sanki aynı kısır döngü içerisinde kalabileceğimizin de habercisi, üstelik de bulunduğu Koç burcunda rahat olmayan Venüs 5 Mart’tan itibaren gerileme yapmaya başladığında işler biraz daha zorlaşmaya başlayacak. İkili ilişkilerimiz ve maddi değerler sınav başlıklarımız arasında olacak. Güneş Balık burcunda, benliğin arzuladığı ego ve yaşam neşesini vurgulamaktan uzakta. Bu ikisi şimdi birbirlerini ağırlıyorlar, aynı dalga boyuna ayarlı iki cep telefonu gibi, sürekli kendi aralarında kapalı devre bir ilişki var. Venüs’ün kendini ifade etmesi Güneşi tetikleyecek, Güneşin kendini ifade etmeye çalışması ise Venüs’ü tetikleyecek. Aynı mesajı bir birine sürekli tekrarlayan, kısır döngüye giren iki kişi gibi düşünebilirsiniz bu durumu. Egomuz ihtiyaçlarımızı, ihtiyaçlarımız egomuzu uyaracak, bi yandan artık yaşamdan zevk, huzur ve konforu arzu edeceğiz bir yandan da bunun için göstermemiz gereken iradeyi göstermeyip, bırakmamız gereken yükleri yani bizi hafifletecek kararları verirken gönülsüz davranacağız. Geçmişimize daha da sıkı sıkı bağlı kalacak ya da en azından “keşke” lerin, ” şimdiki aklım olsaydı….” , “ah bi elime geçse aynı fırsat….” gibi cümlelerin eşlik ettiği bulanık bir zihin içinde kaybolup gidebiliriz de. Nihayetinde ise kapana kısılmış, kısır döngü içinde kalıp önce kendimizi, sonrasında hayatımıza eşlik eden eşimizi, dostumuzu, sevdiklerimizi, belki kötü kaderimizi, belki de şansımızın yaver gitmeyişini suçlarken bulacağız kendimizi.

Elbet biliyoruz bunlar; yani kendimiz dışında, başka bir yerlerde sorumlu aramak, kendimizi değiştirmek yerine başkalarını ve olayları değiştirmeye çalışmak da gerçekçi ve sağlıklı yaklaşımlar değil. Aklımızı başımıza almak, sağduyulu olmak, olanı olduğu gibi kabul etmek ama varsa eğer insani olarak sorumluluk alıp, dahil olacağımız noktaları da gözden de kaçırmamız gerekiyor. Kaderimizi kendi seçimlerimiz doğrultusunda bir noktaya kadar yönetebileceğimizi de unutmayalım zira bu konuda sorumluluk almaktan kaçınırsak 12 Mart’tan itibaren etkili olmaya başlayacak SATÜRN ile GÜNEŞ arasındaki kare açı , Güneş Balık burcunun zorlu zaman dilimlerinin en zorlularından biri olarak yerini alacak bazılarımızın yaşam hanesinde. Başarısızlık, beceriksizlik, benliğin ifadesinin baskılanması, karşımıza bizi durduran olay ve kişilerin çıkışı ile kendimize olan güvenin sorgulanacağı bir zaman dilimi olabilir bu süreç. Geçmişe olan sıkı bağımlılıklarımız kötümser düşüncelerimizi arttırabilir, yaşam coşkumuz, enerjimiz düşebilir, gelecek güzel günlerin değil hayalini kurmak, ondan müthiş korku ve endişe duymamıza neden olabilir.

Güneşin Balık burcundaki yolculuğunda hayatın anlamını daha fazla kavradığımız ve bu hayat içerisinde kafamızı kuma gömüp gerçeklerden kaçmak yerine, kendi yaptıklarımızın ya da yapmadıklarımızın sorumluluğunu aldığımız, sevgi ve merhamet duygusunu tüm ruhumuzda hissederek davrandığımız, ruhumuzun gereksiz yüklerinden arındığımız, bağımlılıklarımızla vedalaştığımız güzel ve aydınlık günler getirmesini diliyorum hepimize. Hayat bir kapıyı kapatırken bir başka kapıyı açmak üzere bizleri bekliyor; geçmişe sıkı sıkı bağlı kalarak, hataları, pişmanlıkları, üzüntüleri, hayal kırıklıklarını bi kambur gibi sırtımızda taşımayalım derim ben. Ayağımıza bağ, sırtımıza yük olan bu geçmiş yaşamın, bitmiş gitmiş konuları yeni kapıları görmemize engel olmasın aman deyim.

Her okuduğumda bana heyecan ve umut veren şu güzel dizelerle veda ediyorum yazıma, Sevgi ve ışıkla, gökyüzü rehberimiz olsun…

Hülya DEĞER Dip. ASA

Her gün bir yerden göçmek ne iyi.
Her gün bir yere konmak ne güzel.
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş.
Dünle beraber gitti, cancağızım,
ne kadar söz varsa düne ait.
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.  

MEVLANA 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s