3 Aralık İkizler Burcunda Dolunay : Gerçeklerle Yaşamak mı Zor? Yalanın Gölgesine Sığınmak mı?

ikizler burcunda dolunay

İkizler burcunun 11. derecesinde bir dolunay gerçekleşiyor 3 Aralık Pazar günü. Dolunay zamanları artık aşina olduğumuz gibi gerilimin dozu biraz yüksekçe, içimizdeki eril enerjilerle dişil enerjilerin birbirine galip gelme savaşları, bilinçli yanımız ile tepkisel yanımız arasındaki uyumsuzluğunun hat safhaya vardığı zamanlardır.

Dolunay İkizler burcunda, değişken, oynak ve belki de birazda kaypak bir ikilim hakim gökyüzünde. Fikirlerin havada uçuştuğu, düşünceleri eyleme dökme telaşı, almakta belki de zorlandığımız kararlar, ikircikli durumların verdiği kafa karışıklığı eşlik ediyor dolunaya.

Anın haritasında Yengeç burcu yükseliyor, dolunay ve takip eden günlerde yaşamın öncelikli amacı duygusal olarak güven içinde olmak her birimiz için. Maddi ve manevi olarak olarak yaşamın bize annelik etmesini istiyoruz, bakıp korumasını, sarıp sarmalamasını bekliyoruz. Geçmişimiz, hatıralarımız, evimiz, yuvamız, ailemiz daha da bi yönlendiriyor dışarıya yansıttığımız yüzümüzü. Etrafımızdaki kişilerle ilişki kurma biçimimizi duygularımız yönlendiriyor da diyebiliriz.

Yükselen yöneticisi, dolunayın başrol oyuncusu AY haritanın 12. evinde. Görünmeyen bir alanda. 12. ev hem kendimizden hem de dış dünyadan sakladığımız, çoğu zaman kendimize bile itiraf edemediğimiz mevzuların alanıdır. Tıpkı geri giden gezegenler gibi bu alandaki yerleşen gezegenler de enerjilerini içeri döndürüp, dış dünyada karşılık bulmakta zorlanır. Yaşamımızı kontrol etmekte, motivasyonlarımızı sergilemek konusunda zorlanmak mümkün bu durumda. Yükselen burcun istediği aidiyet duygusu, beslenme ve duygusal açıdan güvende olma durumları biraz zorlanıyor demek de mümkün.

AY İkizler burcunda rahat değildir. Neden? Çünkü AY duygularımızdır. Domestik alışkanlıklarımızdır ki bunun da sık sık değişiminden hoşlanmayız değil mi? Güvenli hissetmekle ilgilidir Ay ki değişimler, değişken koşullar AY’ın aradığı huzuru ve güveni sağlayamaz. Tam da bu nedenden İkizler burucunun değişken, hareketli doğasıdır AY’ı rahat ettirmeyen. Sürekli değişen duygular, her şeyden, herkesten, hatta kendinden bile kuşku duyma, duygularla yüzleşmekten kaçınma, duyguları ciddiye almak zor olabileceği gibi akıl ile duygular arasında seçim yapmak da zorlar çoğu zaman AY ikizler burcunda. Tepkilerimizin çıkış noktası akıl mı yoksa inandığımız şeyler mi? Yüzeysel bilgileri mi referans alıyoruz yoksa derin bilgiler, bilgelik mi yoksa etken bunda?

Dolunay’a Neptün gezegeni sert bir açı ile bağlanıyor. Dolunayın yöneticisi gezegen Merkür içinde bulunmaktan hiç de hoşlanmadığı Yay burcunda ve bir de durağan konumda. (Hani retro olsa daha iyiydi diycem burada) ACUMEN yıldızı ile kavuşuyor . “kör yıldız” olarak bilinen bu sabit yıldız fiziksel olarak görme sorunları ile ilgili olabileceği gibi verdiği keskin bir zihin, yüksek düzeyde algı ile “kör baktığımız” şeyleri görmemiz adına da ışığını yansıtıyor gibi biraz da.

Merkür yani dolunayın yöneticisi her anlamda zarar görmüş durumda. Zeka ve adaptasyon yeteneği yerini ön yargılı ve kibirli bir bakış açısına, aslında pek de derin bi bilgiye sahip olmadan fanatikçe kendi görüşünü savunmaya, Satürn ile kavuşuyor olması karamsarlığa ve aşırı geleneksel ve tutucu fikirlere, Neptün ile karesi belirsizliğe, tutarsız ve kaotik düşüncelere, yalana, sürekli yön değiştirmekten kaynaklanan huzursuzluğa,olaylardan ve insanlardan çok çabuk etkilenebilmeye, sabırsızlığa, büyük hedeflere götürecek fikirlerin peşine düşerken gözümüzün önündeki çözümleri atlamaya işaret ediyor aslında.

Bu dönem Dolunayın da etkisi ile gerçeklerin biraz çarpıtılması söz konusu olabilir. Fazlaca dalgın ruh halleri hata yapma olasılığı da verebilir. Gerçekçi olmakta zorlanabiliriz ve kendi kendimizi de aldatabiliriz aşırı iyimser, dalgın ve olayların akışına bırakmış ruh hali ile. Gerçeklerle yüzleşmek yerine bir yalanın gölgesine sığınmak, hayallerle avunmak sanki bu dönem çoğumuza daha çekici gelebilir. Düşüncelerin, iletişim trafiğinin hızla aktığı, yarım yamalak gördüğümüz ya da anladığımız gerçeklerin daha da büyüdüğü, çoğaldığı bir süreç. Konulara biraz daha “hakikat” penceresinden bakmak gerek sanırım. Biraz daha geniş bir vizyonla bakmak, dağılmadan, gerçeklerden uzaklaşmadan ama olumsuz bakış açısının daraltan enerjisine de yakalanmadan olayları ele almamız gerekiyor.

Merkür eğer zeka ve rasyonel akıl ise Uranüs dehaya varan çözüm üretebilme ve yaratıcılıkla beslenen bir üst akıldır. Bu ikisi arasında olumlu bir görünüm var anın haritasında. Aklı kurnazlığa ve yalana, üçkağıda çalıştırıp, dahiyane yalanlarla hem kendimize hem etrafımızdakilere anlık, günü kurtaran çözümler mi bulacağız yoksa geleceğimize yol aldığımız deneyimlerin içindeki sorunlara daha gerçekçi, yaratıcı, dahiyane fikirlerle çözüm bulmak için aklı ve mantığı sıra dışı bir şekilde kullanmak mı? Tercih bizim 🙂 Gökyüzü her iki yönde de çalışabilir, baktığımız yaşam penceresinin genişliği ve temizliği ile doğru orantılı bu aslında. Olaylar sert gelişse de vereceğimiz tepkiler biraz da kaderimizi belirleyecek aslında. Biz kendi kendimizi bir yalanla avutmadığımız sürece de kolay kolay kimse gelip bizi kandıramaz aslında. En zoru ve en zalimce olanı bir insanın kendi kendine yalan söylemesidir aslında, “diğerleri” dediğin nedir ki sonuçta, “aldatan aslında sadece kendini aldatır” bize bi şey olmaz ki 🙂 Deneyim der geçersin. Ama ya insanın kendi özüne, kendi gerçeğine ihanet edercesine gerçekleri işine geldiği gibi çarpıtması?

Sağlık açısından da bu dolunay solunum yolları rahatsızlıklarına, eller ve kollar, parmaklarla ilgili problemlere, aşırı kaypak ve değişken bir zeminde sürekli dikkatli olmaya çalışmaktan kaynaklanabilecek huzursuz ruh hallerinin yarattığı strese işaret ediyor. Azıcık sakin kalmak, kendi içimize çekilmek, yapabildiğimiz kadar meditasyon, özellikle nefes çalışmalarına odaklanmak sanırım hepimize çok iyi gelecek. 12. evde rüyalar da hareketlenecektir ve şahsi deneyimlerime de dayanarak bu dönem rüyalarınızı iyi takip etmenizi, hatta onları bir bir yazmanızı önerebilirim.

Gerçeklerin çarpıtılması, her söylenene ve duyulana ilk anda inanılması gereken, iletişim ve yazışma hatalarının bolca yaşanabileceği, medya ve iletişim kanallarından bolca asparagas haberlerin hızla yayılabileceği, çok da kolay dolduruşa gelebileceğimiz bir dolunay arifesindeyiz. Hazır da Merkür’ün retroya döneceği bu günlerde eldeki yarım işlere odaklanmak, yeni bir takım kararlar almaktansa, daha önce verdiğimiz kararın üzerinden bir daha geçerek eksik, gedik bir şeyler bırakmamak, kendi içimize olayları yalnız kalıp daha geniş bir bakış açısı ile ele almak yapılabilecek en iyi şeyler arasında bu süreçte.

Hepimize olaylara “hakikat” penceresinden bakabilme becerisi kazanabileceğimiz, durağan işlerimize ve düşüncelerimize dahiyane çözümler üretebileceğimiz güzel bir dönem olmasını diliyorum. Sevgi ve ışıkla, gökyüzü rehberimiz olsun.

Hülya DEĞER  Dip. ASA

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s