MUTLU YILLAR BOĞA BURÇLARI…

taurus_main

Güneş bugün Boğa Burcuna giriyor ve hepimiz Koç burcunun o enerjik ve ateşli enerjisinden daha dingin ve sakin, huzur arayışında olan, üretken Boğa burcu enerjisine geçiş yapıyoruz.

Hepinizin doğum günü kutlu olsun sevgili Boğalar.

Peki bir Boğa varsa hayatınızda ve onu gerçekten mutlu etmek istiyorsanız (en azından bu doğum gününde bir sürpriz hazırlıyorsanız 🙂 ) neler yapmalısınız öğrenmek ister misiniz ? Hadi bakalım başlıyoruz o zaman : Okumaya devam et “MUTLU YILLAR BOĞA BURÇLARI…”

MARS RETROSU SİZİN BURCUNUZU NASIL ETKİLEYECEK ?

dikkat

Elinde olanlarla,bulunduğun yerde,elinden gelenin en iyisini yap…

                                                                               THEDORE ROSOVELT

KOÇ BURCU İÇİN MARS RETRO SÜRECİ

Gökyüzünün enerjik, cesur, kendini direkt ortaya koyan,güvenli ve girişimci burcu Koçlar bu dönem bu saydığımız özelliklerini ifade etmekte zorlanabilirler. Sizin burcunuzun yönetici gezegeni Marsın 30 Hazirana kadar retro dediğimiz geri harekette olması enerjinizin azalmasına, harekete geçme ve karar verme süreçlerinizde aksamalara yol açabilir. Özellikle yurt dışı bağlantılı gündeminizde, ithalat ihracat gibi yurt dışı bağlantılı işlerinizde gecikmeler, iptaller ve sorunlar yaşamanız olası. Mahkeme ve hukuksal konularda engel ve gecikmeler de olabilir. Öğrenim çağında olan özellikle üniversite düzeyinde eğitim gören Koçların bu dönem motivasyon eksikliği yüzünden  aksiliklerle karşılaşması söz konusu olabilir. Yurt dışına bir seyahat planlıyorsanız dikkatli olmalı, son dakika iptalleri olabileceğini göz önünde bulundurmalısınız. Evli olan Koçlara eşlerinin aileleri ile olan ilişkilerinde yanlış anlamalar, gereksiz alınganlıklar sonucu oluşabilecek problemlere karşı dikkatli olmalarını öneriyorum. Çabuk karar veren,olayların sonunu düşünmeden derhal harekete geçen siz Koçlar , bu dönem olaylar karşısında harekete geçmekte zorlanacağınız gibi öfkenizi ve sinirlerinizi kontrol altında tutmanız zor görülüyor, daha çok içe içe dönüp kendinizle kalmanız, kendinizi daha rahat hissettirecek faaliyetlerle ilgilenmeniz size iyi gelecek. Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme, hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde. Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip, olgunlaşmamız için olmakta.

Okumaya devam et “MARS RETROSU SİZİN BURCUNUZU NASIL ETKİLEYECEK ?”

GÖKYÜZÜ “FRENE BAS” DİYOR !

Mars-Retrograde

GÖKYÜZÜ FRENE BAS DİYOR : 17 NİSAN- 30 HAZİRAN MARS RETROSU

Astrolojik olarak Mars enerji ve eylemlerimizi açıklar.Savunma güdümüzü, zorluklar karşısında cesaret gösterip mücadele etme yeteneğimizi ifade eder.Haritalarda tehlikeli konumlanmış bir Mars her zaman dikine gitme eğilimi gösteren ,saldırgan,gergin ve agresif bir kişiyi betimler. Ya da zayıf konumlanmış bir Mars ise kişiye yeterince motivasyon akıtamadığından daha pasif,her söylenene boyun eğen,mücadeleden kaçan bir yapı verecektir. Tutkularımızı ve enerjimizin yapısını Marsın konumlandığı burca göre anlarız harita yorumu yaparken.Mars enerjisi oldukça dinamiktir,dolayısı ile kazalar,yaralanmalar,ameliyatlar,öfke ve kavga gibi en ilkel duygularımızı da yönetir.  Mars bir kadın haritasında ise hayatındaki erkekle olan ilişkisini de anlatır.  Kısaca Mars kişiye cesaret,motivasyon,arzu,öz güven ve dayanıklılık  enerjisi veren önemli bir gezegendir. Bugün Yay burcunda geri hareketine başlayacak,Akrep burcunda bu hareketine devam edecek ve 30 Haziran tarihinden itibaren de düz harekete başlayacak.

MARS GERİ HAREKET EDİNCE NE OLUR ? Okumaya devam et “GÖKYÜZÜ “FRENE BAS” DİYOR !”

NE DİYOR BU ASTROLOGLAR?

Zodiac

ASTROLOJİ BİLGİNİZ OLMAKSIZIN ASTROLOJİDEN NASIL FAYDALANABİLİRSİNİZ ?

Birçok kişi günlük, aylık ve yıllık burç yorumlarını sosyal medyadan, çeşitli yayın ortamlarından takip edip bu konudaki meraklarını gidermeye çalışmakta. Büyük bir çoğunluk ise bu yorumların kendilerini ve içinden geçtikleri dönemleri yansıtmadığını düşünerek şöyle bir bakıp geçiyor aslında. Doğum haritalarımız parmak izimiz gibi sadece bize özel ve eşsizdir demiştim daha önceki yazılarımda. Astrologlar ise bu gerçekten hareketle ve zorunlu olarak yorumlarını güneş ve yükselen burçlara göre hazırlamaktadırlar. Çok genel etkilerden bahsederler ve asla okuyan kişiye özel değildir bu. Doğrudan sizi ilgilendiren olayları ve içinden geçtiğiniz süreci anlamlandırmak ve astrolojinin hayat yolculuğunuzda rehberliğinden yararlanmak için profesyonel danışmanlık almanızı öneriyorum sizlere.

Zaman zaman yorum yapan bazı astrologlar okuduğunuzda hiç bir şey anlamadığınız bir ton teknik bilgi içeren yorumlar da paylaşırlar.Bunları okuyan ve astroloji konusunda pek bir şey bilmeyen biri için kafa karıştırmaktan da öteye gitmez aslında bu durum .İşte bu yazının konusu kafası karışan, astrolojik bilgilere tam olarak hakim olmayan ama astrolojiyi seven, merak eden  kişileri aydınlatmak için oluşturuldu 🙂 Okumaya devam et “NE DİYOR BU ASTROLOGLAR?”

KAÇ TANE EVİMİZ VAR ?

astrology-in-pebbles

Astroloji kendine ait bir dil kullanır olayları yorumlamada. Gezegenler,Evler,Burçlar, Açılar ve bunların kombinasyonlarının ifade ettiği enerjiler yorumlanır esasında. Bu dili bilenler kendi aralarında konuşurlarken dışarıdan onları gözlemleyenler açısından gerçekten renkli ve komik bir görüntü ortaya çıkar bazen. Okumaya devam et “KAÇ TANE EVİMİZ VAR ?”

Mandalala Hakkında Söyleşi

 

FB_IMG_1490887010394

Mandala hakkında konuşacağımız bir ekinliği duyurmak istiyorum sizlere.

Mandala nedir ? Ne amaçla çizilir ? Nasıl çizilir ? Kaç çeşit mandala vardır ? Çizerken hangi aşamalardan geçer ve bittikten sonra onunla nasıl iletişim kuracağız ? Bu soruların cevaplarını bulacağımız söyleşiden sonra oluşturacağımız gruplarla  önümüzdeki yeniay ve dolunay dönemlerinde birer çalışma yaparak , niyetlerimizi gerçeğe dönüştürme yolunda gayet renkli ve yaratıcı çalışmalar da yapacağız. Bu konuya ilgisi olan, merak eden herkesi bu etkinliğe bekliyorum.

Bu arada astroloji ile ilgili bir blogda mandala nın ne alakası var ? diye bir soru aklına takılanlar olabilir. Bu konuda kısaca şöyle bir açıklama yapabilirim. Mandala bizlerin iç dünyamıza  çeşitli formlar ve renkler yardımı ile ulaşmanın bir yoludur. Zihnin konuşmalarını susturarak bir dinginlik ve berrak düşünce alanına girişimizi kolaylaştırır. Her insanın hayatının çeşitli dönemlerinde tıkandığı, dış dünyada olan biten olaylardan sıkıldığı ve birazcık huzur bulmak istediği anlar ve bu anlarda içinden gönlünden geçen niyetleri vardır. Birşeyleri bırakmak isteriz bize ağırlık veren. Ya da bir şey dileriz gerçeğe dönüşsün ve bizlere biraz nefes alacak molalar oluştursun diye. Bu anlarda mandala çizmek herkese iyi gelecektir emin olun. Bunların zamanlamasını eğer astrolojik olarak uygun zaman dilimlerine denk getirebilirsek; yeniay ve dolunay gibi, yaptığımız çizimlerin etkisini arttırabiliriz. Dolunay ve Yeniay ın hangi burçta olduğu, Ay ın hangi gezegenlerle nasıl bir temas halinde olduğunu bilmemiz ve tüm bunlardan ne anlamamız gerekiyor? sorusunun cevabını bulmamız da etkili mandalalar oluşturabilmemiz için bize yardımcı olacaktır. Yani burada da astrolojiyi bir pusula gibi kullanabileceğiz.

Tutulma anları, yeni ay ve dolunay zamanları bize özel doğum haritamızda hangi alanlarda gerçekleşiyor bunu biliyorsak, hayatımızda etkili olacak bu konularda çizim yapıyor olamamız hem ruhumuza iyi gelecek hem de istediğimiz etkiyi oluşturma anlamında Mandalamızı  güçlü kılacaktır. Bu konular işimizle , ilişkilerimizle, maddi durumumuzla, çocuklarımızla, eşimizle, öğrenim alanımızla ya da kişisel duygu ve düşüncelerimizle ilgili geniş bir yelpazeye yayılabilir ve bunu da astrolojik olarak natal haritamızdan rahatlıkla tespit edebiliriz.

Doğum haritalarımız bizlere ilk nefes alışımız ile birlikte hediye edilen bir nevi yol haritası olduğuna göre bunu nasıl değerlendireceğimiz, vaad edilenleri maksimum düzeyde fark edip onları kullanmamız için evrende sayısız yollar vardır kanımca. Dua ve ibadetlerimiz, meditasyon çalışmaları, şifa kanallarına uyumlanma, zikir çalışmaları, mantralar, yoga ve benzeri uygulamalar gibi uzayıp gider bu liste. Mandala da bu çalışmalardan sadece bir tanesi. Zaten hepimizin tek ve bir kaynaktan sonsuz bir nur ile yaradılmış varlıklar olarak, tekrar aynı kaynağa dönüşümüz sırasında sayısız deneyimlerden geçeriz. Yeryüzündeki insan sayısı kadar  yol vardır, tek ve mutlak olan Yaradanımıza giden.

Mandala çizerek bir nevi özümüze doğru yapacağımız yolculuk da bizlere kim olduğumuzu ve ne için burada olduğumuzu hatırlatacaktır kanımca…

Sevgi ve ışık dolu güzel günlere….

Hülya Değer

MANDALA NEDİR ?

mandala

Son birkaç yılda birçok kitapçıda Mandala  boyama kitapları karşınıza çıkmış olabilir,hatta alıp evde kendi kendinize boyamış bile olabilirsiniz.Son derece dinlendirici ve zihni sakinleştirici bir etkinlik olması bakımından da pek çok kişi bu çalışmadan memnun kalmış olabilir.

Peki merak ettiniz mi acaba Mandala ne demektir? İlk kimler tarafından kullanılmıştır? Bunu bir terapi yöntemi olarak savunan uzmanlar neye dayanarak bunu söylüyor olabilirler?

Dilerseniz Mandala ile ilgili kısa bir yolculuğa çıkalım ve bu büyülü çizim sanatının kapılarını biraz aralayalım.

Mandala; daire, yuvarlak, bütünlük, tamamlanma, tamlık anlamlarına gelen Sanskritçe bir sözcüktür.

Manda : Enerji, öz /  la : Kap   olarak çevirdiğimizde, Mandalayı “özü içeren, özü içinde tutan kap “ olarak çevirebiliriz. Kağıdınızı kaleminizi elinize alıp,tamamen konsantre olup bir mandala çizdiğinizde, ortaya çıkan o çizim sizin enerjinizi yansıtır, bilinç altınızdaki en derin “öz” yapınızı kağıda dökmüş olursunuz. Üstelik de bunu yaparken renklerin ve geometrik şekillerin büyülü dünyası ile keyifli bir yolculuk da yapmış olursunuz.

Mandalanın ilk örnekleri nerede ortaya çıkmış diye araştırdığımızda ta ilk çağlarda mağara duvarlarında, insanların arzu ettikleri nesnelerin resmini yapıp, etrafını bir daire ile çizerek sabitlediklerini görüyoruz. Bu bazen avlamak istedikleri bir hayvan bazen de sahip olmak istedikleri bir bebek resmi olabiliyormuş. Mandalalar Asya ve Uzakdoğu’nun pek çok bölgesinde din ve ruhanilik ile bağdaştırılsalar da; Hindu kozmolojisinde, Avustralya yerlilerinin kum resimlerinde, antik Maya mimarisinde, eski Kelt, Roma, Yunan ve Mısır sanat eserlerinde kullanılmıştır. Hatta Osmanlı döneminde de tezhip sanatında, çini eserlerde, Padişahların savaşta korunması için hazırlanan tılsımlı gömleklerde de Mandalanın izlerini bulabiliriz.

Mandalanın ne olduğunu anladığınızda, özellikle kutsal olarak bilinen mekanlarda mandala desenlerinin var olduğunu ilk bakışta mutlaka farkedeceksiniz. Bu aynı zamanda şunu da göstermektedir. Eski zamanlardan beri aslında bizler mandalanın enerjisini sezgisel olarak biliyor ve bunu da yaşam alanlarımızda da farkında olarak veya olmayarak kullanıyoruz. Anadolu’da kadınlarımızın dokudukları kilimlerde,annelerimizin ördüğü dantel motiflerde mandalanın izlerini görebiliriz.

Mandala bir çeşit meditasyondur.  Mandala çizerken içimize, özümüze doğru bir yolculuğa çıkarız, mandalayı yaparken  hislerimizi, dileklerimizi bu mandala tarafından tutulduğuna inanarak oluştururuz. Güzel enerjiler yüklediğiniz bir mandalayı tılsım gibi üzerinizde taşıyabilir ya da duvarımıza asabileceğimiz gibi, olumsuz enerjileri aktardığınız, bırakmak ve terk etmek istediğimiz alışkanlıklarımızı ve duygularımızı  aktardığımız mandalaları da yakıp küllerini savurarak sembolik bir şifalanma süreci yaratabiliriz.

İsviçreli dünyaca ünlü psikiyatrist olan Carl Jung Carl Jung, Mandalaları, bir bütünlük potansiyeli olacak şekilde kişinin kendi içsel durumunun bir sembolü olarak görmüştür ve terapilerinde Mandala dan faydalanmıştır. Jung, hastaları tarafından oluşturulan mandalalarda  hastalarının en çok zorlandığı içsel çatışmalarının izlerini sürmüş ve bu sorunlarının aşılmasında ipuçlarını değerlendirmiştir. Kendisi de her gün bir mandala çizerek, kendi dönüşümünü gözlemlemiştir. Carl Jung’a göre, “mandala, bütünlüğün kendisinin psikolojik olarak ifade ediliş şeklidir”

Mandala çizmenin sayısız faydalarından birkaçını da belirtmek isterim.

Mandala çizerken zihnimiz sakinleşir.  İçimizde bizi rahatsız eden sesleri, karmaşayı susturmayı sağlar. Bu rahatlama ile içimizdeki var olanı dinlemeye ve anlamaya yöneliriz. Böylelikle de ruhsal dinginliği elde ederiz. Adeta özümüze doğru bir yolculuk yaparız çizim esnasında.

Mandala çizimi ile o an ki duygularımızı dışarıya yansıtırız. Yani kendimizi ifade ederiz. Kendini ifade ile kendimizle olan ilişkimiz de güçlenmiş olur. Günümüz insanının en büyük sorunlarından biri aslında kendi özü ve özünde yatan en derin duygularından kopuk yaşamasıdır sanırım. Günlük hayatın sorumlulukları, egonun istekleri, yaşamın isteklerimiz karşısında bize sundukları her geçen gün bizi biraz daha öz varlığımızdan uzaklaştırmakta maalesef.Mandala çizerek önemli bir ilişki başlatırız ki iletişimde  en değerli hedef kitle olan ”kendimiz” ile.

Mandala çizmek bütünlüğü görmemizi sağlar.   Bütünlüğü görmemiz ise farkındalığımızı arttırır. Kendi gerçeğinin farkındalığında olan insan ise dinginlik ve huzur içinde hisseder ve berrak bir düşünce yapısı geliştirir.

Bilinç altımızda tuttuğumuz enerjiler mandala çizerken serbest kalır ve kağıt üzerine akmaya başlar.Bunu yaparken müthiş bir konsantrasyon gerekmektedir ki tek başına bu bile müthiş sonuçlar ortaya çıkartabilir. Sabırlı olmayı öğretir mesela. Minicik bir noktadan başlayan ve gittikçe gelişen dairesel form, her defasında titiz ve dikkatli olmayı gerektirir bütünlüğün bozulmaması için.

Dikkat dağınıklığı olan, konsantrasyon yeteneği zayıf olan bir çok kişi Mandalanın bu özelliğinden faydalanabilir. Hatta gözlemlediğim kadarıyla pek çok anaokulunda küçük yaştan itibaren çocuklar bu çalışmayı yapmaktadırlar.

Peki, çizimi nasıl yapılır?

Piyasada bulunan pek çok Mandala kitabı, hazır olan formların boyanması üzerine oluşturulmuş. Elbette bunları alıp boyamak da kişinin rahatlamasına, stresini boşaltmasına aracılık edebilir fakat aslında bunu bir meditasyon yöntemi olarak kullanmak istiyorsak kendimiz çizim yapmalı ,istersek de renklendirmeliyiz.

Öncelikle bilmeniz gereken şudur; mandala çizmek için herhangi bir yeteneğe gerek yoktur. “Ben çöp adam bile çizemem ,bunu nasıl çizeceğim” diye düşünüyor olabilirsiniz. Size söyleyeceğim Mandala çizmek için elinizin kalem tutması yeterli.  Bir kağıt, kalem, pergel ve cetvel (başlangıçta) sadece bunlar gerekiyor çizim öncesinde  Ve tabi ki olumlu niyetlerinizi ve cesaretinizi de yanınıza almalısınız.

Mandalalar her zaman dairesel formdadırlar. Çalışacağımız kağıdın tam ortasına bir nokta koyarak başlarız. Buna BİNDU noktası denilir. Mandala, merkezden bir nokta ile başlayarak genişleyen, birbirinden farklı sembollerin simetrik tekrarı ile bir araya gelmesiyle bütünü oluşturacak ve hangi niyetimize bağlı olarak çizdiğimize göre biçim alacaktır. Yani ya bunu gözümüzün önüne asıp niyetlerimizi gerçeğe dönüştürecek bir nesne haline getirecek ya da bırakmayı arzu ettiğimiz şeyleri kodlayarak,yakıp küllerini evrene savuracağız..

Hepimize Mandalanın büyülü dünyası ile tanışıp, kendi gerçekliğimize yaratıcı ve renkli bir yolculuk yapacağımız güzel günler diliyorum.

HÜLYA DEĞER

7 NİSAN 2016 KOÇ BURCUNDA YENİAY:HEDEFİN VARSA HAREKETE GEÇ !

koç yeniayı

Astrolojik olarak yeniay zamanları yepyeni enerjilerin hayatımıza girmesi, değişim ve süprizleri beraberinde getirmesi ve arzu ettiğimiz değişimleri başlatmak için gerekli motivasyonları sağlaması açısından olumlu olarak karşılanır.

7 Nisan  saat 13.23 de  öncü bir burç olan KOÇ da yaşayacağımız Yeniay, Uranus gezegeninin de eşlik etmesi ile cesaretimizi,kendimize olan güvenimizi,coşku ve hevesimizi arttıracak oldukça etkili bir Yeniay.Kişisel olarak olayları ele alış  şeklimize göre de hem pozitif hem de negatif değişimleri hayatımıza  hiç beklemediğimiz bir anda ,birden bire getirecek kadar da güçlü. Yeniay haritasında büyük ateş üçgeni oluşmakta.Ateş üçgenleri astrolojik olarak insanları geleceğe doğru,ilerideki hedeflerine yönelik harekete geçiricidir.Ancak hava elementinde hiçbir gezegenin olmayışı kendimize hak gördüğümüz cesaret ve ataklığı başkalarına hak görmekte zorlanacağımıza,iletişim kurarken ukala olabileceğimize,küstah ve hatta bencilliğe varan bir özgüvenle saldırgan davranışlar sergileyebileceğimize dikkat çekiyor.

Ay ın Pluton ile yaptığı kare açı bizlerin atmosferdeki olumsuz duyguları adeta bir sünger gibi kendimize çekeceğimizi,adeta gömdüğümüz,yüzleşmekten korktuğumuz, bizi yaralayan duygularımızı  bir anda yüzeye çıkartacak gibi görünüyor.Yaşanan terör olayları,çocuklara yönelik tecavüz haberleri,kadınların yaşadığı taciz ve istismarlar aynı toplum içinde yaşayan  her birimizi derinden etkiledi ve kolektif bilinçaltından tüm bu olumsuz duygular bizleri etkisi altına aldı.Tutulma anında Uranus gezegeni ile kavuşan ay işte tüm bu olumsuz  duygulardan özgürleşme isteğimizi , yaralarımızı iyileştirmek için çare bulma güdümüzü doruğa ulaştıracak.Her birimiz kendimize yeni bir çıkış yolu için cesaret ve özgüven arayışında olacağız.Yeniaya olumlu açı yapan SATURN gezegeni ise bu isteklerimizi gerçekleştirmekte bize destek olacak.Ancak retro oluşu bize davranışlarımızda sözlerimizde ve eylemlerimizde tedbiri elden bırakmamızı söylüyor.

Retro Satürn “ eğer tedbirli eylem içerisindeysen ve gerçekten karalıysan,bir amacın varsa  seni desteklerim” diyor ama bize asıl cesareti ve harekete geçme güdüsünü verecek olan Mars gezegeninin enerjisi. Mars ise şu aralar Yay burcunda ve davranışlarda cesur, fanatik, açıktan eylemlerini ifade eden ,atılgan ,devamlı kazanma isteği içinde olmak  gibi enerjileri barındırıyor.

Yay burcundaki Marsın dispozitörü Jüpiter hem retro hem de güçlü ifade bulamadığı bir burçta. Bu durumda gökyüzü bize şu mesajı veriyor; ”hedefin,amacın,yapmak istediğin somut bir planın yoksa harekete geçsen bile, enerjini boşuna harcamış olursun. Hedefine odaklanırken enerjini farklı ve önemsiz bir sürü farklı şeylere harcayarak ,ana hedefinden sapabilirsin,gerçekten bir planın varsa kararlı ol ve durma harekete geç ! ”

Yeniayın hepimize ihtiyacımız olan değişimi gerçekleştirmeye yetecek kadar cesaret, son zamanlarda yaşadığımız tüm olumsuzluklardan sıyrılıp  bir nebze nefes almamıza yardım edecek kadar mutluluk ve evrenin her gün yeni mucizelere gebe olduğunu anlamamıza yardımcı olacak farkındalıklı  bir bakış açısı getirmesini diliyorum.

Sevgi ve mutlulukla,

HÜLYA DEĞER   dip.ASA 2016

23 MART TERAZİ BURCUNDA AY TUTULMASI : BEN Mİ ? BİZ Mİ?

 

kanli-ay-tutulmasi5

23 Mart 2016 saat 13:47 de 3 derece Terazi burcunda bir ay tutulması deneyimleyeceğiz. Gökyüzünde Ay Terazi Burcunda,Güneş ise Koç Burcunda tam karşı karşıya gelecek. Tutulma anında Aslan burcu yükseliyor olacak, yöneticisi Güneş Merkür ile kavuşumda. Aynı anda değişken burçlarda odak noktası Karmanın efendisi Satürn olan zorlayıcı bir de görünüm oluşacak.

Gökyüzü ne diyor olabilir bu görünümler eşiliğinde bize ? Okumaya devam et “23 MART TERAZİ BURCUNDA AY TUTULMASI : BEN Mİ ? BİZ Mİ?”

YETER Kİ İÇİMİZDEKİ GÜNEŞ TUTULMASIN….

 

balik-gunes-tutulma

9 Mart Çarşamba günü saat 03:56 da Balık Burcunun 18 derecesinde bir güneş tutulması deneyimliyor olacağız. Tutulmalar hayatımızda ani gelişen, karşı koyamayacağımız etkiler getirirler. Daha önceden “asla yapamam” dediğiniz ne varsa bir bir yapıverirsiniz tutulma ile birlikte. Zaman kavramımızla da oynar tutulmalar. Aylar, haftalar, hatta yıllar sürer dediğimiz olaylar bir bakmışız ki birer birer gelivermiş önümüze. Okumaya devam et “YETER Kİ İÇİMİZDEKİ GÜNEŞ TUTULMASIN….”